KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14341 E., 2013/14829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bozma kararı öncesinde davacının yaptığı yargılama giderlerinin dikkate alınmayıp sadece bozma kararı sonrasında yapılan yargılama giderlerine göre değerlendirme yapılması hatalı ise de, toplam yargılama giderlerinden davanın kabul ve red oranına göre davacı yararına karşı taraftan tahsili gereken yargılama giderinin miktarı konusunda davacı aleyhine eksiklik sözkonusu olmadığının anlaşılmasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, taraf işçi sendikası üyesi olarak 01.01.1997 - 31.12.2004 döneminde yürürlükte bulunan 11-12-13-14. Dönem TİS ücret zamlarından tam olarak yararlandırılmadığı gibi 01.01.2005 sonrası dönem artışları protokol ve sözleşmenin devamlılığı ilkelerine aykırı şekilde ve geç yansıtıldığını iddia ederek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacıya tüm haklarının TİS'lere ve protokollere uygun olarak eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ... davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2012 tarihli ilamı ile özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması, hesaplamalarda dikkate alınan protokol ve genelgelerin dosya içinde bulunmaması, protokol ve genelgelerle getirilen zamların genelgelerin yayımı tarihinden itibaren uygulanması, davacı hakkındaki TİS hükümlerinin sendikadan istifa ettiği tarihten 1 ay sonrasına kadar hesap edilmesi, ilave tediye alacağına dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz, TİS'nin sonaerdiği 31/12/2004 tarihinden sonrakı dönem fark ücret ve ikramiye alacaklarına en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, ilgili ptorokol ve genelgeleri celbetmiş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hüküm altına alınan fark ücret ve ikramiye alacaklarına işletilen faizin türü ve başlangıç tarihi ihtilaflıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde fark ücret ve ikramiye alacaklarının TİS'de öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma öncesi kararda TİS'nin yürürlükte olduğu dönem için hüküm altına alınan bu iki alacağa TİS'de öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi, 31/12/2004 tarihinden sonraki dönem alacaklarına ise yasal faiz işletilmiş, karar 31/12/2004 tarihinden sonraki dönem fark ücret ve ikramiye alacaklarına en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma sonrası kurulan hükümde ise alacaklara dava tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmüştür. Mahkemenin kararı faizin başlangıç tarihi bakımından davacı yararına, TİSden sonraki döneme ait alacaklara ilişkin olmak üzere faizin türü bakımından davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal etmiştir.
Davacının TİS'lerinin yürürlükte bulunduğu döneme ait fark ücret ve ikramiye alacakları ile 23/08/2004 tarihinden sonraki döneme ait sözü edilen bu iki alacak kalemi ayrıştırılarak hesap edilmeli, TİS'lerinden kaynaklananların infazda karışıklığa ve tereddütlere neden olunmaması bakımından açıkça kararda yazılmak sureti ile TİS'de öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi ile; 23/08/2004 tarihinden sonraki fark ücret ve fark ikramiye alacaklarının ise iş sözleşmesi olarak devam eden TİS'de öngörülen temerrüt tarihlerinden itibaren (yine temerrüt tarihleri kararda açıkça yazılmak sureti ile) en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmelidir.
Öte yandan bozma sonrası alınan ek hesap raporunda fark ikramiye alacağı 296,38 TL olarak gösterilmiş ise de, tabloda dönem dönem hesap edilen miktarların toplanması halinde 234,41 TL rakamına ulaşılmakta olup bu farklılığın üzerinde durulmalı, matematiksel hata olup olmadığı araştırılmalı ve alacağın miktarı kesin olarak saptanmalıdır.
3-Davacı dava açarken 74,80TL, ıslah yaparken 96,00TL olmak üzere 170,80TL harç yatırmıştır. Davalının harçtan muaf olması nedeni ile yatırılan toplam miktarın yani 170,80TL'nin tamamının davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken sadece 36,50TL'nin iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde davacı ... davalı vekillerini bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14341, K. 2013/14829, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama