KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1440 E., 2013/4871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
Karar Metni
554 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 15.10.2009 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını ve halen de fen işlerinde çalışmasını sürdürdüğünü 01.03.2009-28.12.2011 tarihleri arası geçerli TİS hükümlerinin uygulanmadığını belirterek ikramiye, kıdem zammı, hizmet özendirme prim alacağı ve yol ulaşım ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını ve davacının çalışma dönemi içinde tüm alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının ödenmeyen TİS alacakları hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda davacıya yürürlükte bulunan TİS 47. maddesi gereği her hizmet yılı için bir defaya mahsus olmak üzere çıplak yevmiyelerine 12 kuruş kıdem zammı ödenmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hüküm doğrultusunda 9x0.12=1.08 TLgünlük kıdem zammı hesaplaması yapılmış bu ödemenin ücrete dahil edilmediği belirtilmiştir. Davacının günlük yevmiyesi hesaplanırken bilirkişi tarafından önce taban ücrete 1.08 TL’ lik kıdem .../..
2013/1440-4871 S.2
zammı eklenmiş ve daha sonra TİS 46. maddede belirtilen ücret zamları uygulanmıştır. Davalı tarafından dosyaya sunulan ücret ve ikramiye bordrolarından anlaşılacağı üzere işveren kıdem zammını yevmiyeye eklemiş ancak bilirkişiden farklı olarak önce ücret zamlarını uygulayıp sonra kıdem zammını ilave etmiştir. Bu nedenle mahkemece kıdem zammının hiç uygulanmadığı yönündeki kabul hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken bilirkişinin hesap yöntemi ile işverenin kıdem zammını hesaplayıp ücrete yansıtma yöntemi arasında ki fark kıdem zammı alacağının tespit edilmesi ve bu miktarın hüküm altına alınmasıdır.
TİS. 51. maddede hizmet özendirme prim alacağı düzenlenmiştir. Maddeye göre işçilere kıdem süreleri ile orantılı olarak hizmet özendirme primi ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bilirkişi davacının işe başlama konusunda kendi beyanı 15.10.1999 tarihi olmasına rağmen işe başlama tarihini hatalı olarak 20.07.1993 olarak almış ve 17 tam yıl üzeriden hesaplama yapmıştır. Hizmet özendirme priminin günlük tutarında da hatalı olarak yıllık izni düzenleyen 72. maddede belirtilen yevmiye miktarlarını esas alınmıştır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken davacının kendi beyanı ile bağlı olduğu hizmet süresi esas alınarak ve hizmet özendirme priminin düzenlendiği 51. maddedeki yevmiyeler esas alınarak bilirkişiden ek bir rapor aldırarak sonuca gitmektir.
TİS. 49. madde de, işçilere 6772 sayılı Yasa gereğince verilen ilave tediyenin dışında 30’ar günlük ücretleri tutarın da Mayıs ve Ekim ayın da 2 ikramiye verileceği düzenlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporun da 2009 yılı 1. ikramiyenin ödenmediği, 2. ikramiyenin ve 2010 yılına ait iki ikramiyenin de eksik ödendiği belirtilmiştir.
Davalı taraf dosya kapsamına sunulan 2009/1748 ve 2010/1522 sayılı yevmiyeler ile davacıya 2009 yılı Mayıs ikramiyesi olarak 968,00 TL ikramiye ödemesi yapıldığını iddia etmektedir. Bilirkişinin diğer aylara ilişkin ikramiye alacağının kabulünde de itibar ettiği bu maaş bordroları, muhasebe işlem fişleri ve emanet hesabı yazılarıdır.
Bu nedenle mahkemece bu delillere 2009 yılı Ekim ve 2010 yılı Mayıs ve Ekim ayları için değer verirken 2009 yılı Mayıs ayı ikramiyesi için değer vermemek hatalı olmuştur. Bu tespitler ışığı altında davacının 2009 yılı Mayıs ayı TİS ikramiye alacağının olup olmadığı noktasında yeniden bir bilirkişi raporu aldırılarak çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece belirtilen bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. .../..
2013/1440-4871 S.3
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1440, K. 2013/4871, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama