KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14489 E., 2013/21948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2013
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işveren tarafından 26.02.2007 tarihinde haksız olarak işten çıkartılması üzerine açtıkları işe iade davası sonunda işe iadesine, davacının süresi içinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 4 aylık brüt ücret olarak belirlenmesine ve boşta geçen 4 aya kadarlık süre ücretinin davalıdan tahsiline karar verdiğini, işe başlama talebine rağmen müvekkilinin işe başlatılmaması nedeniyle ödenmesi gereken 4 aylık tazminat tutarı olarak 4.896,00 TL’nın ve boşta geçen sürelere ilişkin ödenmesi gereken 4 aylık ücreti tutarı olarak 4.896,00 TL’nın 02.03.2011 tarihinden itibaren işlemiş en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının 02.03.2011 tarihinde işyerine gelmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, “işe iade kararının kesinleşmesi üzerine davacı tarafça işe başlama konusunda müracaat edildiği ancak davacının 02/03/2011 tarihi itibariyle işe başlatılmadığı, bu durumda davacının işe başlatmama ve boşta geçen süre alacaklarına hak kazandığı,“ gerekçesi ile 4.896,00 TL işe başlatmama tazminatı, 4.896,00 TL boşta geçen süre ücreti alacaklarının işe başlatmama tarihi olan 02/03/2011 tarihinden itibaren banka mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretlerine uygulanacak faizin başlangıç tarihi ile işe başlatmama tazminatına uygulanacak faizin niteliği hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin işe başlatılmadığı tarih, işe başlatmama tazminatının muaccel olduğu andır. Bahsi geçen tazminat yönünden faize hak kazanmak için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olması halinde dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilir. İşe iade kararına rağmen işçinin işe alınmaması nedeniyle işe başlatmama tazminatının ödenmesi söz konusu ise, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmez. Bu durumda işe başlatmama anından itibaren faiz hakkı doğar.
İşe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise, başvuru ile birlikte işveren de temerrüde düşürülmüş sayılmalıdır. Sözü edilen ücret ve diğer hakların ödenmemesi durumunda başvuru tarihinden itibaren faiz hakkı doğar.
İşe başlama isteğini içeren başvuruda, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların açıkça talep edilmemiş olması halinde ise, dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Somut olayda davacı askerde iken işe iade kararının kesinleşmesi üzerine süresi içinde davacı vekili tarafından 27.01.2010 tarihli ihtarname ile askerlik dönüşü işe başlamak için başvuracağı belirtilmiş, askerlik sonrası 21.02.2011 tarihli dilekçe ile de askerlik görevinin bittiği 01.03.2011 tarihini takip eden 02.03.2011 tarihinde işe başlatılması için süresi içinde başvuruda bulunulmuştur.
Ancak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti hususunda bir istekte bulunmamıştır. Dolayısı ile dava tarihinden önce işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre için davalı temerrüde düşmemiştir.
Bu durumda dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken işe başlatmama tarihi olan 02.03.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, işe başlatmama tazminatı niteliği itibariyle tazminat olduğundan uygulanması gereken faiz, yasal faiz olması gerekirken en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi de hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14489, K. 2013/21948, 12 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama