KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14928 E., 2013/12983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davalılar
- 1-... vekili
Karar Metni
676 kelime·3 dk okuma
Av.... 2-...vekili Av.... Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı ...'ye ait işyerinde çalıştığını,ancak muvazaalı olarak alt işveren işçisi gibi gösterildiğini, çalışmasının aralıksız ve kesintisiz belediye iş yerinde geçtiğini, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu, davacının davalı ...'nin işçisi olduğu kabul edilerek davalı şirket hakkındaki davanın reddine, Belediye hakkındaki davanın kabulü ile davacının Belediye işyerindeki işine iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2012 tarihli ilamı ile özetle sadace tanık anlatımlarına göre davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, bilirkişi katılımı ile davacının davalı şirketle yapılan hizmet alım işi kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş ancak mahallinde usul ekonomisini gerekçe göstererek keşif yapmamış, aynı istemle Hüseyin Şıvğa isimli işçi tarafından açılan ve aynı nedenle bozulan Mahkemenin 2012/506 Esas sayılı davasındaki yapılan keşif sonucu hazırlanan raporu esas almış;
davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesinia getirtmiş, bozma sonrası toplanan bu delilleri de nazara alarak davacının davalı şirketten alınan hizmet alım sözleşmesine konu şoförlük, operatörlük ve atölye hizmetleri işinde çalışıtırılmayıp park ve bahçe işlerinde çalıştırıldığını, sözleşmenin hizmet alımına değil işçi teminine yönelik ve bu nedenle muvazaalı olduğunu belirterek davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davacının Belediye'deki işine iadesine, işe başlatılmaması halinde hükmedilecek işe başlatmama tazminatının 5 aylık ücreti olarak belirlenmesine karar vermiştir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.
Mahkemenin davalılar arasındaki asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu kabul ederek davacıyı davalı ...'deki işine iade etmesi yerinde ise de, aradaki ilişki muvazaalı olsa da feshin geçersizliği ile işe iadenin mali sonuçlarından davalı şirketin de davalı ... ile birlikte sorumlu tutulması gerekir. Bu yön üzerinde durulmayıp üstelik davalı şirket yararına avukatlık ücreti takdiri hatalı olduğundan bu yön kararı temyiz eden davalı ...'ninde hak alanını ilgilendirdiğinden 4857 sayılı Yasanın 20/3.maddesi uyarınca Dairemiz tarafından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir:
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14928, K. 2013/12983, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama