KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1531 E., 2013/4007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2013
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı ... ve paydaşları ile katılan ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 147 ada 40 parsel sayılı 15700,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 147 ada 41 parsel sayılı 30342,83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve paydaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 147 ada 41 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacı ... ve paydaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 147 ada 40 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacı ... ve paydaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 147 ada 40 parsel sayılı taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında, Hazine dava konusu 147 ada 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek, ... ve paydaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 147 ada 40 parsel sayılı taşınmaz hakkında davaya katılmışlardır.
Mahkemece davacıların davasının reddine, katılan davacı Hazine'nin davasının kabulüne, 147 ada 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... ve paydaşları ile katılan davacı-davalı ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. .../.. 2013/1531-4007 S.2
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş, tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş, ayrıca somut olayda tanık da dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan tanıklarını liste halinde dava dosyasına ibraz etmeleri istenilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, tanıklar, uzman bilirkişi fen elemanı, uzman ziraatçi bilirkişi ve bir fotoğrafçı bilirkişi ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, berabere alınan fotoğrafçı bilirkişiye taşınmazın keşif günündeki, fiziksel yapısını varsa komşu taşımazlarla arasındaki farkı gösterecek biçimde fotoğrafları çektirilmeli,
dava konusu taşınmaza sınırda komşu tüm taşınmazların tespit tutanağı ve varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, özellikle uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, elverişli ayrıntılı,
gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı-davalı ... ve paydaşları ile katılan davacı-davalı ... ve .../..
2013/1531-4007 S.3
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1531, K. 2013/4007, 21 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama