KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/15725 E., 2013/12934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 59, 129 ve 130 parsel sayılı sırasıyla 8486,47 m2, 2710,85 m2, 2710,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 101 ada 59 ve 130 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 101 ada 129 parsel sayılı taşınmaz ise ayrıca bağışlamaya da dayanılarak 101 ada 59 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 101 ada 129 parsel sayılı taşınmaz davalı ... adına, 101 ada 130 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava ve temyize konu 101 ada 59, 129 ve 130 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan İsmail Dikçe mirasçıları olduğunu belirttiği davacı ..., davalılar ... ve ... ile diğer paydaşları adına payları oranında tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 101 ada 59, 129 ve 130 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı İsmail Dikçe'den kaldığı, dosya içinde bulunan nüfus kayıt örneğine göre miras bırakan İsmail Dikçe eşi olan Aişe Dikçe’nin miras bırakandan sonra vefat ettiği, Aişe Dikçe’nin de İsmail Dikçe terekesinden miras payının bulunduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ile hükmü temyiz edenin sıfatına göre davacı ...’nun sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece miras bırakan Mehmet oğlu 1912 doğumlu İsmail Dikçe’nin tüm mirasçılarını gösterir verasete esas açık nüfus kayıtları dava dosyasına tam olarak getirtilememiş, ayrıca Nüfus Müdürlüğü tarafından. 1939 yılı depreminde kayıtlar yandığından mevcut kayıtların 1944 yılı yersel yazılı ile oluşturulduğu, yersel yazım öncesi ölen kişilerin kaydının olmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde miras bırakan İsmail Dikçe’nin tüm mirasçıları eksiksiz olarak belirlenemediğinden ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nden alınan 14.09.2011 tarih 2011/46-412 E.K.sayılı veraset ilamı ise hasımlı veraset davası ile iptal edilmediğinden bu aşamada hak kaybına neden olmamak için taşınmazın miras bırakan İsmail Dikçe adına tesciline karar verilmesi zorunludur.
Kuşkusuz İsmail Dikçe mirasçılarının açacakları hasımlı verasetin iptali davası ile Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 14.09.2011 tarih 2011/46-412 E.K.sayılı veraset ilamını iptal ettirerek taşınmazın intikalini sağlama hakları her zaman için mümkündür.
Hal böyle olunca mahkemece mirasçıları tereddütsüz belirlenemeyen ve pay ile paydası dahi bir birine eşit olmayacak şekilde muris İsmail Dikçe mirasçıları adına tescil kararı verilmesi isabetsiz, davacı ...’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 nolu bendinin 4.satırında “bu parsellerin 448 pay kabul edilerek” şeklinde başlayan ve sonrasında “TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE” sözlerine kadar yazılı bulunan bir kısım İsmail Dikçe mirasçıları ve paylarının gösterildiği sözlerin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15725, K. 2013/12934, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama