KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/15870 E., 2013/23111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
2-Temay Tem.Hiz.San. ve Dış Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyenin temizlik-çöp toplama işlerini üstlenen alt işverenlerde şoför olarak 2006/Nisan ayında çalışmaya başladığını,iş akdinin 02.11.2010 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin feshedildiğinin bildirildiğini,feshin gerçek nedeninin işyerindeki yönetim değişikliği neticesinde davacının şahsi ve siyasi görüşünün yeni idareciler tarafından uygun bulunmamasına dayandığını, feshin haksızlığı yanında kötüniyetli olduğunu,iş arama iznin kullandırılmadığını, fazla mesai yapmasına, hafta tatili ile bayram arefelerinde ve dini bayramlarda çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının fazla çalışma yapmadığını, dini ve milli bayram günleri ile olağanüstü durumlarda mesaiye kaldığında mesai ücretlerinin ödendiğini savunmuş, davalı ... vekili ise zamanaşımı savunmasında bulunarak husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının hizmet süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK.nun 26. maddesinde açıkça belirtildiği üzere “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda davacı dava dilekçesinde 2006 yılı Nisan ayı ile 02.11.2010 tarihi arasında davalı işyerinde çalıştığını ileri sürerek talepte bulunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının 19.04.2006- 02.11.2011 tarihleri arasında 5 yıl 6 ay 13 gün çalıştığı kabul edilerek davaya konu kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır.
Mahkemece, davacının 19.04.2006- 02.11.2010 tarihleri arasındaki hizmet süresi esas alınarak kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerekirken talep aşılmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı işçinin ücret alacağının bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı ödenmeyen ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2010 yılı Ekim ve Kasım ayı ücretinin ödenmediğinin tespitiyle ücret alacağı hesaplanmıştır.
Ancak davalı Temay Temizlik Hizmetleri San. Ve Dış Tic.Ltd.Şti vekili davacının müvekkili şirkette çalıştığı sürelere ilişkin ücret alacaklarının eksiksiz ödendiğini savunmuş ve temyiz dilekçesi ekinde banka ödeme talimatı sunmuştur.
Sunulan belge incelendiğinde davacı adına 2010 yılı Ekim ayı maaş ödemesine ilişkin 10.11.2010 tarihinde 804.93 TL ve Kasım ayı maaş ödemesine ilişkin 14.12.2010 tarihinde 31.58 TL tutarında banka ödeme talimatı verildiği görülmüştür.
Yapılacak iş, davacının banka kayıtları getirtilerek hesaplama yapılan 2010 yılı Ekim ve Kasım ayına ilişkin ücretlerin ödenip ödenmediğini tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlemek ve çıkacak sonuca göre davacının ücret alacağı konusunda bir karar vermektir.
O halde davalı şirketler vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15870, K. 2013/23111, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama