İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/16002 K.2013/13038

vekili Av.... Çınar vekili Av.... Dava Türü : İşe iade

Esas2013/16002Karar2013/13038Tarih10 Temmuz 2013Okuma7 dk · 1.360 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/16002 E., 2013/13038 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Temmuz 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.360 kelime·7 dk okuma

vekili Av.... Çınar vekili Av.... Dava Türü : İşe iade

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davalı işyerinde son 2-3 yıl içerisinde yoğun bir baskı yapıldığını, taciz zincirinin bir halkası şeklinde son olayın meydana geldiğini, daha önceden bu sıkıntılar nedeniyle amiri olan ...'le görüşmek isteyen davacıya " bir sabah işe başlar başlamaz gel" demesi üzerine birkaç defa görüşmek istemiş, kendisi her defasında özellikle bekletilip gönderilmiş olduğunu, 27 Nisan 2012 tarihinde de saat 06 da işe başlayan davacının 06.05 de amirinin odasına konuşmak için gittiğini, kendisinin normal bir tarzda konuşmak istediğini söylemesine rağmen sert ve azarlayan,

amacı diğer işçilerin yanında aşağılamak olduğu belli olan bir tarzda "şimdi işim var" denilerek kovulduğunu, zaten bunalmış ve yapılan baskıya dayanamaz hale gelmiş olan davacı da belki her normal insanın her zaman gösterebileceği tepkilerle "böyle davranılmamasını" söylediğini, artık dayanamadığını belirterek "adeta siniri krizine" girdiğini, amirinin sert ve aşağılayan ifade ve tarzla tepki vermesi üzerine davcının da sadece tartışmaya girdiğini ve karşılıklı tartışmaya başlandığını, daha da ileri gidilerek iki taraflı itiş-kakış yaşandığını, iki tarafta birbirine belki konumuna ve seviyesine yakışmayan ifadelerde bulunduğunu,

işverenin karşılıklı tartışmaya giren amir hakkında hiçbir işlem yapmadığını, davacının sendikal görev olarak disiplin kurulu üyeliği yaptığını, bu nedenle bazen sert tartışmaların geçtiğini, işverenin sendikal görevin bitişini beklediğini, sendikal göre bitince de baskının arttığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının amirine karşı fiziki güç kullandığı ve küfürlü konuştuğu gerekçesi ile 4857 sayılı Yasanın 25/2 fıkrası gereği haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, "davacının kendisine yapıldığını iddia ettiği uygulamalarla ilgili olarak ... ile konuşmak isteyişi ve hak araması şeklinde değerlendirilebileceği dolayısıyla tüm bu açıklamaların ışığı altında, davalı tanıklarından ve aynı zamanda dosyaya ibraz edilen tutanakta imzası olan...'nin açık beyanından da anlaşılacağı üzere davacı ile ... arasındaki olayların iş yeri ve çalışma düzenine olumsuz bir etkisi olmadığı, davacının iş akdinin feshinin ağır bir karar olduğu, feshin son çare olma ilkesine uygun davranılmadığı " gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır.

İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur.

Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.

İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.

İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.

İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır.

Böyle durumlarda işçi, anayasanın 25 ve 26’ncı maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarfettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır.

Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturacaktır.

İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir.

İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Yapıcı ve objektif ölçüler içerisinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili eleştiri ya da işletmedeki bozukluk ya da uygunsuzluklara ilişkin eleştiri söz konusu olduğunda geçerli fesihten bahsedilemez.

Dosya içeriğine göre davacı, 11 yıl boyunca davalı işyerinde inşaat işçisi, iş makinaları operatörü ve fesihten önce en son golf sahası temizlik işçisi olarak çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesi, 27 Nisan 2012 tarihinde iş yeri amirine yumruk atıp kendisine küfür ettiği tespit edildiğinden 4857 sayılı Yasanın 25/2 fıkrası uyarınca haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle bildirim yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacının olay ile ilgili verdiği savunmasında, olay günü amirinin odasının kapısını çalıp kendisiyle konuşmak için odasına girdiğini, amirinin kendisine aşağılayıcı şekilde buraya giremezsin defol çık dışarı diye

başlayarak demediğini koymadığını, amirinin aşağılayıcı ve tahrik edici tavrı tartışmanın başlamasına sebep olduğunu, itiş kakış olduğunu, sonra amirinin kendisini işe gönderdiğini beyan ettiği görülmüştür.

Yine davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sırasında sendika temsilcilerinin olaydan dolayı davacının üzgün olduğunu belirttikleri ancak fesih kararının ağır olup daha hafif bir ceza verilmesi gerektiğini dile getirdikleri, dinlenen davacı tanığı ve aynı zamanda işyeri hekimi olarak görev yapan ...un, " davacı işten ayrıldıktan sonra bana telefon açarak olaydan çok pişman olduğunu ve yeniden işe başlatıldığı takdirde çok iyi bir işçi olacağını bu nedenle genel müdürden ricacı olmasını söylemesi üzerine toplantıda bu durumu dile getirdiğini " beyan etmesi, diğer davacı tanığının ise olay tarihinde işyerinde çalışmadığı,

sendika başkanı olduğu, olay ile ilgili beyanının duyuma dayalı bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... olayın diğer tarafı yanı davacının amiridir. Beyanları davalı savunması ile benzerdir. Dinlenen diğer iki davalı tanığı ise yeterli açıklıkta beyanda bulunmamışlardır.

Dosyada mevcut davacının amirine ait sağlık raporunda darp olayı hikayeleştirilmiş olup işçinin yaralandığına dair bulgular rapora derç edilmiştir.

İşyerinde uygulanmakta olan TİS'in eki olan disiplin cezaları incelendiğinde Ek 3 Tabloda 18/a bendi " kavga etmek, saldırmak veya tehdit etmek" suçunun bir kez işlenmesi halinde yazılı ihtar ve ücret kesintisi cezaları; 18/b bendinde ise " Amirlerine hakaret, tehdit veya tecavüz etmek veya bir başkasını yaralamak" eyleminin ilk kez işlenmesi halinde yazılı ihtardan feshe kadar disiplin cezalarını gerektirdiği düzenlenmiştir.

Söz konusu düzenlemeler ayrıca 4857 sayılı Yasanın 25.madde uyarınca derhal fesih hakkını ortadan kaldıracak nitelikte değildir. İşveren 4857 sayılı Yasanın 25.maddesi kapsamında kalan bir haklı nedenin tespiti halinde doğrudan tazminatsız fesih yoluna da gidebilir. Bu husus TİS'in Ek Madde 3 Disiplin İşlemleri başlıklı maddesinin Genel ilkeleri düzenleyen A bendinin a alt bendinde de belirtilmiştir. Yani en hafif cezadan başlayarak alınacağı belirtilmiş ancak bunun genel ancak bağlayıcı olmayan bir prensip olduğu da düzenlenmiştir. İşlenen suçun ayrıntılarına ve suçun işlenmesine yol açan şartlara bağlı olarak ceza cetvelinde yer alan işlemlerden daha hafifini veya daha ağırını almaya karar verebilir.

Dolayısıyla somut olay incelendiğinde, davacının olay günü sabah amirinin odasına gittiği, aralarında yaşanan tartışma sırasında davacının amirinin suratına yumruk vurduğu sabit olmuştur. Söz konusu eylem gerek 4857 sayılı Yasanın 25/2-d bendi uyarınca gerekse TİS'in Ek 3 de yer alan ceza cetvelinde 18/b bendi kapsamında kalan bir eylem olduğu ve bu eyleme ihtar ile fesih arasında disiplin cezaları öngördüğü, olayın oluş şekli ve eylemin amirine karşı gerçekleştirilmesi birlikte değerlendirildiğinde davacının davranışlarına dayanan feshin 4857 sayılı Yasanın 25/2-d bendi kapsamında haklı nedene dayandığı anlaşılmıştır. İşverenin feshi, davacının davranışlarından kaynaklanan haklı nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile kalan 3,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 239,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,

7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 10.07.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/16002, K. 2013/13038, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/16002
Karar No
2013/13038
Tarih
10 Temmuz 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/16005 K.2013/12507
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/16007 K.2013/18547
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/16008 K.2013/12508
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/16008 K.2013/18548
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/16010 K.2013/18549
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/16018 K.2013/24982

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.