KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/16466 E., 2013/23328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Av. ... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı belediyede 1995 yılından beri gece bekçisi ve şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin yapmış olduğu fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla çalışma ücreti alacağından indirim yapılıp yapılmayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ücreti alacağının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanılarak "Davacının, davalıya ait işyerindeki fazla mesaileri netice itibariyle davalı tarafça düzenlenen puantaj ve vardiya cetvellerine dayanıyor olduğundan, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları mucibince hakkaniyet indirimi yapılmayacaktır." şeklinde kabule varılmışsa da, aynı bilirkişi raporunda "Davacının tanık ifadeleri ve vardiya çizelgeleri ile incelenen dosya kapsamına göre" denilerek fazla çalışma süresi belirlenmiştir.
Dosya kapsamından, hüküm altına alınan fazla çalışma ücretinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde yazılı belgeyle ispatlanamadığı, tanık anlatımlarına dayanılarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi raporunda hesaplanan söz konusu alacak miktarından uygun bir oranda hakkaniyet indirimi yapılmadan tamamının hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/16466, K. 2013/23328, 25 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama