KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1667 E., 2013/4777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı, 15.02.2002-31.08.2009 tarihleri arasında “alo cenaze, alo ambulans” bölümünün baş şoförü olarak çalıştığını, normal çalışma saatlerinin 08.00-17.00 olmasına rağmen hafta içi saat 24.00’e kadar, cumartesi-pazar günleri ise 08.30-22.00 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili günlerinde de çalıştığını, alacaklarının hesabında Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 13.5.2010 tarihinde emekli olduğunu, davalı idarenin iş durumuna göre fazla mesai, hafta sonu ve genel tatil günlerinde çalışacak personelleri belirlediğini ve makam tarafından onaylandıktan sonra personele duyurulduğunu, fazla mesai, hafta sonu ve genel tatil günlerinde çalışmayan personeller hakkında bir işlem yapılmadığını, sadece gelmediği günün mesaisinin ödenmediğini, fazla çalışma konusunda zorlama bulunmadığından davacının fazla mesai yapmaması, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili günlerinde çalışmaması nedeniyle bu alacaklarının mevcut olmadığını, davacının çalıştığı süre ../.
2013/1667-4777 S.2
içinde dava konusu ücretlerinin ödenmesi talebinde bulunmadığını, davacının şehirlerarası cenaze ve hasta nakil hizmetlerinde görev yaptığı dönemlerde çalıştığı günlere ait yol harcırahlarının ödendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarının ödendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacıya ait 15.01.2005-14.02.2006 tarihleri arasındaki bordrolarda mesai ve hafta tatili ücreti tahakkukları bulunmakta olup tahakkuk bulunan ayların fazla mesai ve hafta tatili hesaplanmasında dışlanması gerekmekte olup bu husus dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalıdır. .../.. 2013/1667-4777 S.3
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günde 3 saat, haftada 21 saat fazla mesai yaptığı, haftada 5 saat de fazla süreli çalışma yaptığı kabul edilerek davacının haftada 26 saat fazla mesai/fazla süreli çalışma yaptığı kabul edilerek Toplu İş Sözleşmesine göre davacının bu alacakları %100 zamlı hesaplanmıştır.
Ancak dosyada mevcut 15.02.2010-14.02.2012 tarihleri arasında geçerli olan 15.dönem Toplu İş Sözleşmesinin 30/ı bendinde “Fazla sürelerle çalışma ücreti; cumartesi günü 8 saatlik çalışmalardan kaynaklanan fazla süreli çalışmalar için, bir iş karşılığı olmaksızın ödenen bir yevmiye yerine 5 saatlik çalışma için %25 zamlı bir yevmiye ve kalan 3 saatlik çalışma için de saat başına düşen ücretin %100 artırılması suretiyle ödenir. Bunun dışındaki fazla süreli çalışmalara ise fazla çalışma gibi işlem yapılır.” şeklinde düzenleme bulunduğu halde davacının 15.02.2010 tarihinden sonraki çalışma dönemi için haftada 5 saatlik fazla süreli çalışmasının %25 zamlı hesaplanması gerekirken %100 zamlı ücret üzerinden hesaplanması da isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1667, K. 2013/4777, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama