KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/16828 E., 2013/11628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ... A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı ... A.Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı-karşı davalı vekili, iş sözleşmesinin feshi hususunda davalının işçilere 04.10.2010 tarihli tamim ile hak tanıdığını, bu hakka dayanarak davacının işverene başvurduğunu, işverenin davacının başvuru belgelerini aldığını ancak hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatının kendisine ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının işverene yaptığı iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek sonlandırılmasına dair başvurunun yerinde görülmediğini ve davacıya çalışmaya devam etmesi yolunda çağrı yapıldığını ancak davacının işe dönmediğini bu haliyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunmuş, karşı dava talebinde ise davacı tarafından işe gelmemek suretiyle iş sözleşmesi feshedildiğinden ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin işverence duyurulan tamim kapsamında karşılıklı fesih yoluyla sona erdirildiğinin kabulü gerekeceği bu haliyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda davacının ne kadar ücret aldığı hususunda beyanda bulunmamıştır. Davalı vekili ücretin bordrolarda yazılı ücret olduğunu savunmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda SGK hizmet döküm cetvelinde belirtilen ücret üzerinden alacaklar hesap edilmiştir.
SGK kayıtlarında bildirilen ücret içerisinde bir kısım yan ödemelerin bulunması veyahut işçinin işverene maliyetini ortaya koyacak kalemlerin yer alması söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle davacıya ait tüm ücret ödemesini gösteren bordro vb. belgeler ile birlikte eğer ücretler banka kanalıyla ödeniyorsa banka kayıtları getirtilmeli, tarafların ücret üzerinde mutabakata varamamaları halinde bu belgeler üzerinden ücret belirlenmeli, eğer bu mümkün olmuyor ise işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Yukarıda açıklandığı şekilde ücretin belirlenmesi gerekirken SGK hizmet döküm cetvelindeki ücret esas alınarak, bu ücret üzerinden işçilik alacaklarının hesap edilmesi hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/16828, K. 2013/11628, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama