KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1692 E., 2013/4778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı tarafından görev değişikliği ve ücretin düşürülmesine dair yazıları imzalamasının istendiğini, yazıları imzalamayı kabul etmeyerek iş sözleşmesini 03/11/2010 tarihinde haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işyerinde huzursuzluğa sebep olması nedeni ile görevinin değiştirilmek istendiğini, davacının görev değişikliğini kabul etmeyerek kendi isteğiyle iş sözleşmesini feshettiğini, davacının çalıştığı dönemde tüm alacaklarını aldığını, işvereni ibra ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sorumlu hemşirelikten alınarak hemşire görevine verilmek istenmesi ve ücretinin düşürülmesini kabul etmeyerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili 17/12/2010 harç tarihli dava dilekçesinde kıdem tazminatı ile eksik ödenen ücret alacağı
../..
2013/1692-4778 S.2
toplamı olarak 5.000,00 TL alacak talebinde bulunmuş olup fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamıştır. Davacı vekili 15.04.2011 tarihli dilekçesi ile kıdem tazminatı talebinin 4.500,00 TL, ücret talebinin ise 500,00 TL olduğunu açıklamış, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu beyan etmiştir. Davacı vekili 10/10/2012 harç tarihli ıslah dilekçesi ile kıdem tazminatı talebini 10.692,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Dava 1086 sayılı Yasanın yürürlükte bulunduğu 17.12.2010 tarihinde açılmış olup davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatı ve ücret alacağı karşılığı olarak toplam 5.000,00 TL talepte bulunmuş olup talepte bulunurken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığı gibi dava dilekçesi içeriğinden de davanın kısmi dava olduğu açıkça anlaşılmadığından dava kısmi değil tam davadır.
Artık davacının alacağının, dava dışında kalan başka bir kesimi bulunsa bile davacı alacağının dava dışı bıraktığı kesiminden zımnen feragat etmiş sayılır ve artık dava dışı bıraktığı kesimi için yeni bir dava açamaz. Fazlaya ilişkin dava hakkı düşer.
Dava hakkının varlığının veya düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan doğruya hakime verilmiş ödevlerden olduğundan daha açık bir anlatımla savunma nedeni olmayıp itiraz nedenlerinden bulunduğundan karşı tarafça ileri sürülmese bile incelenmesi gerekir. Alacağın feragat ettiği kesiminden daha sonra mahkemeye sunduğu 15.04.2011 tarihli taleplerini açıkladığı dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması ve ıslah dilekçesi ile talebini artırması mümkün değildir.
Mahkemece davacının ücret alacağı talebi reddedilmiş olduğuna göre davacının kıdem tazminatı talebinin 4.500,00 TL olarak hüküm altına alınması gerekirken 10.692,11 TL'nın tahsiline karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1692, K. 2013/4778, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama