KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1697 E., 2013/6951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,
davalı ... Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde normal mesai saatlerinin 08.00-18.00 olmasına rağmen Cumartesi ve Pazar günleri dahil saat 23.00’e kadar çalıştığını, genel tatil ve dini bayram günlerinde çalıştığını ileri sürerek, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının imzalı ücret bordroları ile tüm işçilik alacaklarının ödendiğini, dini ve milli bayramlarda çalışması olmadığını, davacının davalı ... Şirketi çalışanı olduğunu, diğer davalı Med Marine Şirketinin çalışanı olmadığını, davalı şirketler arasında fiili ve hukuki bağlantı olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Med Marine Şirketi çalışanı olmadığı, Med Marine Şirketine husumet yöneltilemeyeceği, bilirkişi raporunda davacının talep ettiği alacakların hesaplandığı ve davacının bu alacaklarından mahkemece hakkaniyet indirimi yapıldığı, davacının alacaklarından davalı ... Şirketinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. .
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323'üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169'uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1'inci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329'uncu maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasanın 330'uncu maddesi uyarınca, avukatlık ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf yararına kurulması gerekir.
Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, avukatlık ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı avukatlık ücretinden sorumlu tutulacak, avukatlık ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Avukatlık ücretinin, Adalet Bakanlığı tarafından onaylanarak her yıl Aralık ayında Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerekir.
Gerek yasal, gerekse hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Davanın açıldığı veya ıslah yoluyla dava konusunun artırıldığı aşamada, mahkemece ne oranda ve miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenememektedir.
5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirimler nedeniyle ve fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden indirim yapılması durumunda reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekilletemsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez. (Bu itibarla 743 sayılı Borçlar Kanununun 43 (TBK'nun 51.) 44 (TBK'nun 52.), 161/son ( TBK'nun 182/f) ve 325/son (TBK'nun 408.) maddelerinin uygulanmasında)
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde 10.000,00 TL fazla mesai, 100,00 TL genel tatil ve 100,00 TL hafta tatili ücreti talebinde bulunmuştur. 20.06.2012 tarihli raporun dosyaya sunulması üzerine davacı vekilince bilirkişi raporuna uygun olarak fazla mesai ücreti 77.881,38 TL, hafta tatili ücreti 15.836,53 TL, genel tatil ücreti alacağı 2.845,98 TL olarak ıslah edilmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini
ıslah ederek zamanaşımı def’inde bulunduğu, ayrıca ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunduğu, bilirkişi tarafından ıslaha karşı zamanaşımı def’inin dikkate alındığı, mahkemece cevap dilekçesinin ıslahı yoluyla ileri sürülen zamanaşımı def’inin re’sen dikkate alındığı, buna göre davacının hakkaniyet indirimi dışında kalan ve zamanaşımı nedeniyle reddedilen talebinin toplam 7.155,34 TL olduğu, davalı ... Şirketi yararına hükmedilmesi gereken avukatlık ücretinin yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 858,64 TL olması gerekirken eksik hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1697, K. 2013/6951, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama