KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/176 E., 2013/24023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2013
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... mirasçılarından ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 1869, 1870 ve 1871 parsel sayılı sırasıyla 610 m2, 550 m2 ve 405 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... ... tarafından tapu kaydına dayanılarak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı ... ve arkadaşları aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında vefat eden davacı ... ...'ın mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarında belirtildiği şekliyle tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ... mirasçılarından ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 1869, 1870 ve 1871 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde dava tarihinde davacı ... ... mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilmek suretiyle davacı ... ...'nın davasının reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece davacı ... ...'ın tutunduğu Mayıs 1307 tarih ve 9 sayılı tapu kaydı keşifte uygulanmadığı gibi, hükmün gerekçesinde de nedeni açıklanmamış, taşınmazlar üzerindeki zilyetlik durumu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Eksik araştırma ile hüküm verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, ayrıca taşınmazların davacı mı yoksa davalı tarafın mı zilyetliğinde olduğu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde zilyetlik araştırması yapılarak belirlenmeli, dava konusu taşınmazların kaydın kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde tapu kaydının hukuki değerini davalı taraf yararına yitirip yitirmediği araştırılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/176, K. 2013/24023, 30 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama