KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1790 E., 2013/1650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2013
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin, davacının emekliliğinin gelmesi nedeniyle karşılıklı anlaşma ile TİS'den doğan tüm hakları ve tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini, bu nedenle işe iade davasının açılamayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminde fesih gerekçesinin açık ve kesin olarak belirtilmediği, buna göre feshin usulüne uygun yapılmadığı, geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının işe iadesine, 5 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık ücret tutarında boşta geçen süre ücretinin davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacının iş akdi, "Belediyemiz sürekli işçi kadrosunda çalışmakta iken 14.6.2012 tarihinden itibaren iş akdiniz 4857 sayılı İş Kanununun 18. ve 25. maddelerine göre feshedilmiştir" içerikli fesih bildirimine göre feshedilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir ../..
2013/1790-2013/1650 S.2
sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
457 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
İşletme gerekleri ile fesihte "emekliliği haketme" olgusunun nedeni olarak gösterilmesi ve işçinin yaşlılık aylığına hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinde davalı işverence iş akdinin gerekçe gösterilmeksizin feshedilerek davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, davacının 16.5.1999 tarihinde işe girdiği ve fesih tarihi itibariyle 13 yıl 1 ay kıdeminin bulunduğu, davacının iş akdinin feshinden 11 gün sonra 25.6.2012 tarihinde emeklilik başvurusunda bulunduğu fesih bildiriminde fesih nedeni gösterilmediğinden feshin geçersiz olduğu, mahkemece feshin geçersizliğine davacının işe iadesine ilişkin olarak verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının işyerinden ayrıldıktan 11 gün sonra emeklilik başvurusunda bulunduğunun anlaşılması karşısında işe başlatmama tazminatının 5 ay yerine yasal alt sınırdan belirlenmesi dosya içeriğine daha uygun olacaktır. Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1790, K. 2013/1650, 25 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama