KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/17925 E., 2013/14839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını,haklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davacının devamsızlık yaptığını, hakettiği tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2012 tarihli ilamı ile “..Somut olayda, davacının fazla çalışmayı ispat açısından irsaliye faturaları sunduğu ve bu faturaların düzenleme saatlerinin genel olarak 19 00 dan sonra olduğu anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, fazla çalışma alacağı yönünden dosyaya sunulan irsaliye faturaları değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi isabetsizdir” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın yeniden kısmen kabulü yönünde hüküm kurmuş, fazla mesai ücret talebini kabul etmiştir.
Davacının fazla mesai ücreti talep edip edemeyeceği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla mesai ücretinin ödenmesini istemiştir. İddiasını ispatla yükümlü olan davacı fazla mesai yaptığını ispat için tanık delili yanında sunduğu 2005 ve 2006 yıllarında bazı aylara ait irsaliye faturalarına dayanmıştır. Bu irsaliyelerin düzenleme tarihinin genelde 19.00'dan sonra olduğu görülmektedir.
Bozma kararı öncesi benimsenen bilirkişi raporunda bu irsaliyeler üzerinde yeterince durulmamış, bozma da bunların değerlendirilmesi açısından yapılmıştır.
Bozma sonrası alınan ek hesap raporunda bilirkişi irsaliyelerin tüm dönemi kapsamadığını, bunların davacının fazla mesaisinin tüm hizmet süresi için tahakkuku yapılandan daha fazla olduğunu kabul etmek için yeterli olmadığını, ancak irsaliyelerin alt tarafında iş yerinin açılış ve kapanış saatlerinin 8-20 saatleri arasında olduğunun yazılı olduğunu, ayrıca davalı tanığı olan ...'in Adana 3. İş Mahkemesi'nin 2009/339 Esas sayılı davasındaki beyanında "iş yerinde 8.30-19.00 saatleri arasında çalışıldığını, 1 saat yemek molası verildiğini, cumartesi günleri saat 17.30'a kadar çalışıldığını" beyan ettiği,
bu beyana göre davacının haftalık 10,5 saat fazla mesai yaptığının kabul edilebileceğini belirterek bordrolarda tahakkuku yapılarak ödenen miktarların mahsubu ile 4636,41TL fazla mesai ücreti hesap etmiştir. Mahkeme de bu raporu benimsemiş ve kısmi dava ile istenen 1.000,00 TL'yi hüküm altına almış, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuştur.
Dosyada bulunan davacının imzaladığı ve ihtirazi kayıt koymadığı bordolarda davacı için fazla mesai ücreti tahakkuku yapılmıştır. Bu durumda davacı bordroda yazılı olandan daha çok fazla mesai yaptığını ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Sunulan irsaliyeler bu anlamda yazılı delil ise de, bunların hesaplama yapılan tüm istek dönemine teşmil edilmesi mümkün değildir.
Ayrıca irsaliyelerin alt tarafında iş yerinin açılış kapanış saatlerinin 08.00-20.00 olarak gösterilmesi davacının bu saatler arasında çalıştığına yazılı delil kabul edilemez. Önemli olan fiilen davacının hangi saatleri arasında çalıştığıdır. Öte yandan imzalı bordrolar karşısında davalı tanığının bu davadaki ya da başka bir davadaki beyanına dayanılarak hesaplama yapılması mümkün değildir.
Bu itibarla bozma ilamına uygun biçimde davacının sunduğu irsaliyelerin ait olduğu döneme münhasır olmak üzere fazla mesai ücreti hesap edilmeli, bu dönem için bordolarda yapılan fazla mesai tahakkukları mahsup edilerek bakiye fazla mesai ücreti hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde hazırlanan rapora itibarla karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, bu hususta bilirkişiden ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tutarak çıkacak sonuca göre karar vermek olmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/17925, K. 2013/14839, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama