KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1805 E., 2013/6278 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı şirkete ait işyerinde makineci olarak 01.11.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak SSK girişinin 13.08.2008 tarihinde yapıldığını, iş sözleşmesinin 03.05.2011 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 13.08.2008 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 28.11.2008 tarihinde ihbar tazminatı verilmek suretiyle işten çıkartıldığını ve 29.11.2008 tarihinde davacının işvereni ibra ettiğini, 03.08.2009 tarihinde işe başlayan davacının iş akdinin 28 gün ihbar süresi verilerek 31.12.2010 tarihinde sona erdirildiğini, kıdem tazminatının ödendiğini, daha sonra 09.02.2011 tarihinde yeniden işe başlayan davacının bu davaya ilişkin dava dilekçesinin tebliğ edildiği 17.05.2011 tarihine kadar işyerinde çalıştığını ve ücretinin de ödendiğini, davacının işe dönüşü beklenirken açılan bu dava karşısında iş akdinin davacı tarafından feshedilmiş olduğunu ve davacının ihbar-kıdem tazminatı talep hakkı olamayacağını yaptığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin 03/05/2011 tarihinde feshedildiğini iddia ettiği, davalı vekilinin davacının dava dilekçesinin tebliğ tarihine kadar işyerinde çalıştığını beyan ettiği, öte yandan davacının 2-9 Mayıs 2011 tarihleri arasında işe gelmediğine ilişkin düzenlenmiş devamsızlık tutanaklarının sunulduğu, bu tutanaklara dayalı olarak yapılan bir fesih bildiriminin bulunmadığı, davalı tanıklarının davacının kendisinin işi bıraktığına ilişkin beyanlarının da davalı savunması ile çeliştiği, tanıkların terk beyanlarını kanıtlayıcı bir tutanak sunulmadığı,
davacının iş sözleşmesinin iddiası gibi 03/05/2011 tarihinde sona erdirildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının 13.08.2008-03.05.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davalı işyerinde hangi tarihler arasında çalıştığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı 01.11.2006-03.05.2011 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürmüştür.
Davalı ise davacının davalı işyerinde 13.08.2008-28.11.2008, 03.08.2009-31.12.2010 ve 09.02.2011- 17.05.2011 tarihleri arasında olmak üzere dönemler halinde ve kesintili olarak çalıştığını savunmuştur.
Davacıya ait SSK hizmet cetveline göre davacının 13.08.2008-28.11.2008, 03.08.2009-31.12.2010 ve 09.02.2011- 17.05.2011 tarihleri arasında çalışma kaydı olduğu tespit edilmektedir.
Davalı tarafça davacının 13.08.2008-28.11.2008 tarihleri arasındaki çalışma dönemi sonu olan 28.11.2008 tarihi itibariyle işsizlik ödeneği almak için İŞKUR’a başvurduğu ve işyerinde zik dönemlerinde çalıştığı iddia edilmiş olup davalının bu iddiası mahkemece araştırılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş davacının 2008 yılında işsizlik ödeneği alıp almadığının kurumdan sorulup belirlenerek ve bu tür bir işyerinde zik döneminin hangi tarihler arasında olduğu meslek odasından sorulup davacının 2008 yılı çalışma döneminin kesintili olup olmadığını açıklığa kavuşturulup hizmet süresini tespit edip işçilik alacakları konusunda çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Davacı 31.10.2010 tarihinde kendisine kıdem tazminatı ödendiğini kabul etmiş olup gerçekten de davacıya 07.01.2011 tarihinde 1.135,46 TL kıdem tazminatı ödendiği banka kaydı ile de sabittir. Davacıya yapılan bu ödemenin 31.10.2010 tarihine kadar olan çalışma döneminin tasfiyesi olarak kabul edilmesi ve makbuz niteliğinde sayılması gerekmekte olup davacının 31.10.2010 tarihi itibariyle alabileceği emsal ücret meslek odalarından araştırılarak o dönem için fark kıdem tazminatı alacağı olup olmadığı belirlenmeli, davacının ihbar tazminatı alacağı ise 09.02.2011-17.05.2011 tarihleri arasındaki çalışma süresine göre hesaplanmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1805, K. 2013/6278, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama