KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1810 E., 2013/2527 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
Karar Metni
910 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Tekstil Şirketinde 15.09.1999-16.08.2007 tarihleri arasında çalıştığını, o tarihte sigortasının tam ve yasaya uygun yapılmadığı, ücretleride ödenmediği için iş akdini feshettiğini, davalının aynı işte çalışmak üzere davacıyı yeniden 11/02/2008 tarihinde işe başlattığını, bu çalışmasının 23/02/2009 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte yine iş akdini ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshettiğini, bu dönemde ... Şirketi bünyesinde gösterildiğini, ancak davacının çalıştığı firmaların çalıştığı yerin ve yaptığı işin aynı olduğunu, aylık net 1000 TL maaş aldığını belirterek kıdem tazminatı, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Kumaşçılık Ltd Şti, davacının 11/02/2008-23/02/2009 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık brüt ücretinin 699,23 TL olduğunu, tüm ücretlerinin ödendiğini, diğer davalı ile aralarında organik bir bağ .../..
2013/1810-2527 S.2
mevcut olmadığını, diğer davalı bünyesinde geçen sürelerin dahil edilemeyeceğini, yıllık izinlerini kullandığını, fazla çalışma yapmadığını, bayram-tatil günlerinde çalışma olmadığını, davalı ... Tekstil Şirketi vekili, davacının iki dönem şirketlerinde çalıştığını, tüm ücretlerinin ödendiğini, diğer davalı şirket ile müvekkili şirket arasında organik bağ bulunmadığını, fazla çalışma yapmadığını, bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar arasında organik bağ bulunduğu, davacının sözleşmeyi ücretler ödenmediğinden haklı nedenle feshettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ... Tekstil Şirketinde 01.04.2002- 16.08.2007 tarihleri arasında ve 11.02.2008 - 23.02.2009 tarihleri arasında olmak üzere iki dönem çalışmıştır. Davacının ilk dönem çalışması ücret ödenmediğinden davacı tarafından haklı nedenle feshedilmiştir. Davacının bu dönem hizmetlerinden kaynaklı alacaklardan da o dönem yanında çalıştığı ... Tekstil Anonim Şirketi sorumludur.
Davacının 2.dönemde geçen 01.02.2008-23.02.2009 tarihleri arasındaki çalışmasında her iki şirkete birlikte hizmet ettiğinden bu dönem açısından davalı şirketler son ücret üzerinden müteselsilen sorumludur.
Mahkemece açıklanan kurallar doğrultusunda yeniden rapor alınarak davalıların sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken tüm dönemden her iki davalının da sorumlu tutulması hatalıdır.
3-Ücretin miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanununun 323'üncü (TBK'nun 401'inci) maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler gözönünde tutularak belirlenir.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ../..
2013/1810-2527 S.3
ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı 1.000,00 TL net ücret yanında servis ve yemek yardımı bulunduğunu, davalı davacının bordroda görünen 699,23 TL brüt ücretle çalıştığını savunmuştur. Tekstil İşçileri Sendikası davacının kıdemi ve mesleği itibariyle fesih tarihinde 650-750 TL net ücret alabileceğini belirtmiştir. Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar ise de tanıkların davalıya karşı açılmış davaları bulunduğu ve davacı ile menfaat birliği içerisinde hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Meslek odasından gelen ücret araştırması doğrultusunda alacakların 700,00 TL net ücret üzerinden hesaplanması gerekirken menfaat birliği içinde hareket eden davacı tanık beyanları doğrultusunda hesaplama yapılması hatalıdır.
4-Fazla çalışma yaptığını ispat davacı tarafa, ücretlerinin ödendiği ise davalı tarafa aittir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir.
İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Dairemizin uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise, bu işçilerin tanıklıklarına kural olarak itibar edilmemesi, bu tanıkların beyanlarının diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir.
Hükme esas bilirkişi raporunda fazla mesai ücret alacağı, davacı tanık beyanları doğrultusunda kabul edilmiştir. Oysa davacı tanığı olarak dinlenen işçiler aynı şekilde davalı aleyhine dava açan davacı ile menfaat birliği içinde olan kişilerdir. Davalı tanıkları haftada 6 gün 08:30-17:30 saatleri arasında çalışıldığını ve haftada 1-2 gün 2-3 saat fazla çalışıldığını beyan etmişlerdir. Davacı ./.
2013/1810-2527 S.4
tanıkları ise haftanın 7 günü 7-20 saatleri arasında çalıştıklarını beyan ettikleri ve hatta pazar günü tekrar işyerine gelmemek için cumartesi günü sabah 07:00'den pazar günü öğlen saat 12:00'ye kadar çalıştıklarını beyan etmişlerdir. Davacı tanıklarının beyanları 29 saat çalışıldığını beyan etmelerinden de anlaşılacağı üzere inandırıcılıktan son derece uzaktır.
Davalı tanık beyanları doğrultusunda davacının haftada sadece 2 gün 3'er saatten 6 saat fazla çalıştığı anlaşılmakla buna göre fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken 18 saat üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1810, K. 2013/2527, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama