KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/18279 E., 2013/14587 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş akdinin haksız olarak fesh edildiğini belirterek işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, şirketin ticari ikametgahının Kayseri olduğunu, Adana ilinde herhangi bir şubesi bulunmadığını, bu nedenle davanın Kayseri Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, ayrıca şehirler arası taşımacılık işi ile uğraşan asıl şirketin ... Şehirlerarası Oto. İşl. Sey. Ac. Tur. Tic. San. AŞ olduğunu, dava açılan şirketin ise turizm işinde faaliyet gösteren başka bir şirket olduğunu, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının Adana-Kayseri seferini yapan otobüslerde çalıştığı belirtilerek yetki itirazının reddine, davacının işe giriş tarihinin dava dışı firmanın kuruluşundan sonraki tarih olan 13/06/2008 tarihi olduğu, bu tarih itibari ile yolcu taşımacılığı işinin davalı Şirket ile ilgisinin kalmadığı, davalı firmanın bu işi yapan dava dışı ... Şehirlerarası Otobüs İşletmeleri A.Ş.'nin tamamına yakın hissedarı olmasının davalıya sorumluluk yüklemeyeceği gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının hizmet süresinin ne kadar olduğu ve davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamı ve ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde dava dışı şirketin 26.03.2007 tarihinde kurulduğu, bu şirketin kurulmasından önce aynı işi davalı firmanın yaptığı, bu dönem çalışanların açtığı davalarda da kararların davalı şirket aleyhine verildiği anlaşılmıştır.
(Yargıtay 9.Hukuk Dairesi 2011/5859 E 2013 11524 K) Ayrıca dava dışı şirketin ana ortağının davalı firma olduğu, davalı firmanın büyük hissedarları olan ... ailesinin fertlerinin de küçük hisselerle ortaklığının bulunduğu görüldüğünden davacının işvereninin davalı şirket olduğu anlaşılmakla mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Ayrıca davacı, davalı işyerinde 01.06.2007 tarihinden iş akdinin fesh edildiği 18.06.2010 tarihine kadar çalıştığını iddia etmiş olmasına ve dinlenen tüm tanıkların bu iddiayı doğrulamasına rağmen mahkemece gerekçesi belirtilmeksizin davacının 13.06.2008 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı kabul edilmiştir. Yargılama sırasında dinlenen tüm tanık beyanları karşısında davacının hangi delile göre 13.06.2008 tarihinde çalışmaya başladığının kabul edildiği, mahkemece gerekçesiyle birlikte açıklanmamış olup ayrıca bozma sebebidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/18279, K. 2013/14587, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama