KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/18444 E., 2013/14852 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iş sözleşmesine haklı nedenle son verildiğini, tüm haklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesine davalı tarafından haklı nedenlerle son verildiği gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, diğer taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2012 tarihli ilamı ile özetle, davacı tarafından açılan işe iade davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, işe iade kararının kesinleştiği, davacının işe başvuru yapmadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetmiş, yıllık izin, aylık ücret ve fazla mesai ücreti bakımından davayı kısmen kabul etmiştir.
Davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edip edemeyeceği hususu ihtilaflıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde iş güvencesi hükümleri altında feshin geçersizliği ve işe başlatılma davası ve sonuçlarına yer verilmiştir. İş güvencesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, feshin geçerli nedene dayanmadığının tespit edilmesi durumunda feshin geçersizliğine, buna bağlı olarak da 21. maddede işe başlatmama tazminatı ve dört aya kadar boşta geçen süre için ücret ve diğer haklara karar verilmektedir.
İşçinin feshin geçersizliği ve işe iade davasını kazanması ve işe başlatılmaması durumunda, anılan dört aylık süre ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağını etkiler. Çünkü dört aya kadarki süre işçinin fiili çalışmasına ilave edilir. Dört aylık süre her zaman kıdemi etkiler. İhbar tazminatı ile yıllık ücretli izni ise ücret artışı meydana geldiğinde veya süre eklenip önel süresini ve izne hak kazanmaya neden olduğunda etkilemektedir.
Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının işe başlatmama tarihi yeni fesih tarihi olduğundan, bu tarihteki ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Zira önceki fesih ortadan kalkmıştır.
Keza işçi feshin geçersizliğini isteminde bulunduğu davadan başka, kıdem ve ihbar tazminat istemi ile bir dava da açmış bulunabilir. Bu durumda, feshin geçersizliğine ilişkin dava bekletici mesele yapılmalıdır.
Feshin geçersizliğine karar verilmesi ve işçinin işverene başvurması üzerine işe başlatılması veya başlatılmaması halinde, davaya konu fesih ortadan kalktığından, kıdem ve ihbar tazminatı reddedilmeli, feshin geçerli nedene dayandığı veya geçersiz kabul edilmesine rağmen, işçinin başvurmaması nedeni ile geçerli hale geldiği durumda ise kıdem ve ihbar tazminatı kabul edilmelidir.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin 09/01/2009 tarihinde feshi üzerine Mahkemenin 2009/628 Esas sırasına kayden açtığı işe iade davasının kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş, karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Davacı asilin kendi beyanından anlaşıldığı üzere davacı işe iade kararı üzerine işe başlamak için başvuruda bulunmamıştır.
Bu hale göre işverenin gerçekleştirdiği fesih geçerli hale geldiğinden davacının işe iadeden kaynaklanan 4 aylık boşta geçen süre nazara alınmadan hesaplanacak kıdem ve ihbar tazminatı talepleri kabul edilmelidir.
Mahkemece bu yön gözardı edilerek yanılgılı degerlendirme ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/18444, K. 2013/14852, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama