KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/18721 E., 2013/18912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davalı ve arkadaşları vekili tarafından ödenmeyen işçilik alacakları nedeni ile Dörtyol İş Mahkemesinde davalar açıldığını, davaların davacı şirket aleyhine neticelendiğini, bunun üzerine davacı şirketin davalılar vekiline ödemeler yaptığını, davalılar vekilinin davacı işvereni ibra ettiğini, bu şekilde icra takiplerine konu alacağın tamamen ödenmesine rağmen davalı işçinin işlemden kaldırılan icra dosyasını yenileyerek takibe devam ettiğini iddia ederek bu icra takiplerinden dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ederek İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır.
Davalı vekili cevabında davalı işçi yanında 625 gibi çok sayıda işçiye ödeme yapıldığını, banka dekontlarında toplam miktarın yazdığını, ödeme listesinde işçilerin ve işveren vekilinin imzasının bulunmadığını, davalı işçinin ne kadar alacağının olduğunun, ne kadar ödeme yapıldığının tek tek açık olarak yazılıp gösterilmediğini, zira taraflar arasında çok sayıda dava görüldüğünü, bu nedenle davalının ne kadar alacağı kaldığını bilemediği gibi davalı işçinin alacaklarından fazla ödeme nedeni ile yapılan mahsubun yasaya aykırı olduğunu, mahsuba konu işlem nedeni ile davalının o zamanki vekilinin görevi kötüye
kullanmaktan ceza aldığını, vekaletnamede bu konuda özel yetki olması gerektiğini, o zamanlar kamu kurumu olan davalı şirketin ödemeleri haricen yapmasının manidar olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Dava hakkında İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vererek dava dosyasını İş Mahkemesine göndermiş, mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesince toplanan delillere itibarla davanın kısmen kabulüne, kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar vermiştir.
Mahkemece davaya konu iki icra takibi bakımından borcun tamamının ödenmediği gerekçesi ile bu takip bakımından kısmi kabul kararı verilmiş ise de, dosya içinde bulunan bilirkişi raporundan sonra davacı vekili davalı işçi hakkındaki icra takipleri nedeni ile gönderilen haciz müzekkerelerine istinaden haciz kesintilerinin dosyalarına gönderilmesinden sonra bakiyesinin davalı avukatının hesabına yatırıldığını ileri sürürek rapora itiraz etmiştir. Bu itiraz mahkemece değelendirilmemiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesine banka dekontu, haciz müzekkeleri ve ödeme listesi eklemiş ve icra takiplerine konu borcun tamamen ödendiğini temyizen ileri sürmüştür. Bu itibarla davacı vekilinin bu itirazı üzerinde durulup davacı tarafa yedindeki ödemeye ilişkin, itirazına dayanak yaptığı tüm belgeleri sunması için usulünce süre verilmeli, sonucuna göre gerekirse ek hesap raporu alınıp bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/18721, K. 2013/18912, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama