KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/18811 E., 2013/12128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hüküm infazda kuşku yaratacak nitelikte olduğu gibi, hükmedilen faizin niteliği yönünden varılan sonuç da yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK.nun 297/2. hükmüne göre, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Bunun sonucu olarak davanın kabulüne karar verilmesi halinde, davacı tarafın bütün istek kalemlerinin tümünün eksiksiz olarak davalıdan tahsiline (ya da istem sonucuna) imkân verecek şekilde hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; dava dilekçesi içeriği ile alacağın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece belirlenen tazminatın, karar ve ilam harcının, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin “davalıdan” tahsiline karar verilmesi yönünde hüküm kurulmuştur. Davada iki ayrı davalı bulunduğu gözetildiğinde hüküm fıkrasının infazda kuşku yaratır şekilde oluşturulduğu tartışmasızdır.
Şu durumda verilen hükmün davanın niteliğine ve buna ilişkin HMK’nun 297/2.maddesinde düzenlenen usul hükümlerine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/18811, K. 2013/12128, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama