KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/19546 E., 2013/17563 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ile davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı 2650,10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 460,41 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına, geriye kalan 2189,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ile davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava ve temyize konu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada gösterilen 2189,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 3 sayılı tapu kaydı ile dayanak kaydın haritası kapsamında kaldığı, tapu kaydında ki iktisap nedenine göre taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğu belirtilmekle bu nitelikte taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilmesinin mümkün olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE, harç peşin olarak alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı Hazine'nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada gösterilen 460,41 m2 yüzölçümündeki bölümünün kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olmadığı, bu bölümün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, davalının tutunduğu tapu kaydının taşınmazın bu bölümünü kapsamadığı ve üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava ve temyize konu taşınmazın tespitine esas alınan ve taşınmazı kısmen kapsadığı dosya kapsamı ile belirlenen 1962 tarih 3 sayılı tapu kaydının dört yönünün mera olarak okuduğu kayıt örneği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca dava konusu 102 ada 5 parsel sayılı taşınmazın meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Gerçekten arada ayırıcı unsur olarak doğal yada yapay bir sınır yeri belirlenmemiştir. Ayrıca resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine değer verilemez. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19546, K. 2013/17563, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama