KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/19608 E., 2013/19010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 6, 103 ada 18 ve 136 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 2576,32 m2, 6268,60 m2, 1861,28 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 500,03 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 136 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 130,23 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına, dava konusu 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2076,29 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 136 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1731,05 m2 yüzölçümündeki bölümünün ve de dava konusu 103 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tamamının tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 136 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan temyiz incelemesinde; dava ve temyize konu 136 ada 4 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.01.2013 günlü rapor ve haritada konumu gösterilen 1731,05 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 14 ve 15 sayılı tapu kayıtları ile dayanak tapu kayıtlarının haritası kapsamında kaldığı, tapu kayıtlarındaki iktisap nedenine göre taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğu belirtilmekle bu nitelikte taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazdan geriye kalan ve aynı tarihli rapor ile haritada konumu gösterilen 130,23 m2 yüzölçümündeki bölümünün
ise taşınmazın tespitine esas Aralık 1962 tarih 14 sayılı tapu kaydı ile dayanak kaydın haritası kapsamında kalmadığı, taşınmazın bu bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ... ile davalı Hazine'nin 136 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 136 ada 4 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, davacı ...'tan ise harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı ...'ın 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava ve temyize konu 103 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tamamının davalı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 22, 21 ve 23 sayılı tapu kayıtları ile dayanak kayıtların okunan yönleri itibari ile davalı Hazine adına olduğu anlaşılan tevzi komisyonunun 8 parsel sayılı taşınmazı ile dayanak tevzi komisyon parseli ile tapu kayıtlarının haritası kapsamında kaldığı,
tapu kayıtlarındaki iktisap nedenine göre taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğu belirtilmekle bu nitelikte taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilmesinin mümkün olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 103 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına ,
3-Davacı ...'ın 102 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.01.2013 tarihli rapor ve haritada konumu gösterilen dava ve temyize konu 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2076,29 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 3 sayılı tapu kaydı ile dayanak tapu kaydının haritası kapsamında kaldığı, tapu kaydındaki iktisap nedenine göre taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğu belirtilmekle bu nitelikte taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilmesinin mümkün olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen
diğer gerekçelere göre davacı ...'ın 102 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davalı Hazine'nin dava konusu 102 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada gösterilen 500,03 m2 yüzölçümündeki bölümünün kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olmadığı, bu bölümün kamu malı niteliğinde mera olmadığı, davalının tutunduğu tapu kaydının taşınmazın bu bölümünü kapsamadığı ve üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava ve temyize konu taşınmazın tespitine esas alınan ve taşınmazı kısmen kapsadığı dosya kapsamı ile belirlenen Aralık 1962 tarih 3 sayılı tapu kaydının dört yönünün mera olarak okuduğu kayıt örneği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca, dava konusu 102 ada 6 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümünün meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Gerçekten arada ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri belirlenmemiştir. Ayrıca resmi kayıt ve belgelere aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanıkların soyut sözlerine değer verilemez. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19608, K. 2013/19010, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama