KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/19802 E., 2013/13712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2013
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesin göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalı Belediyenin asıl işverenliğinde çeşitli alt işverenler nezdinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini,ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2012 tarihli ilamı ile özetle “davacı işçinin 1991-2008 yılları arasında davalı işyerinde değişen alt işverenler nezdinde aralıksız çalıştığı ileri sürülmüş olsa da işyeri ve Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarına göre 1997- 2001 yılları arasında 3 yıldan fazla süreyle ara vermiş olup, yine davacının alt işverenlerin değişmesi sırasında bazen kayden 15 güne varan sürelerle ara verdiği görülmektedir.
Bu durumda alt işverenler arasında işyeri devri olup olmadığı, davacının varsa bu devirler sırasında çalışmaya devam edip etmediği, iş sözleşmesinin devreden işveren tarafından feshedilip feshedilmediği ya da devri aşamasında bir ödeme yapılıp yapılmadığı konularında tereddüt ortaya çıkmıştır.
Belirtmek gerekir ki değişik alt işverenler nezdinde geçen sürelerin kıdem tazminatı hesabında birleştirilmesi için yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda alt işverenler arasında işyeri devri koşullarının bulunması gerekir. Mahkemece, bu yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve sonucuna göre gerekirse ek hesap raporu da alınarak davaya konu işçilik alacakları bakımından bir karar verilmelidir.
Konu ilgili şirketler yönünden ve tüm alt işverenlik sözleşmeleri bakımından ele alınmalı ve gerekirse davanın ilgili şirketlere ihbarı da sağlanarak sonuca gidilmelidir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, davalı ...'den istek dönemini kapsayacak şekilde alt işverenlerin isimlerini ve işyeri devri olup olmadığını, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını sormuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın yeniden kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hizmet süresi ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının 01/02/1991 tarihinden 15/04/2008 tarihine kadar kesintisiz davalı ...'den ihale ile iş alan alt işverenler nezdinde çalıştığını iddia etmiştir.
Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlarsa da dosya içinde bulunan SGK'dan celbedilen hizmet cetvelinde davacının çalışmalarının aralıklı olduğu görülmektedir. Hükmüne uyulan bozma kararında da tanık anlatımları yeterli görülmemiştir.
Bozma kapsamında davalı ...'den gönderilen cevabi yazıdan davacının 01/08/1997-25/08/1997 tarihleri arasında çalıştığı ... isimli şirketin davalı ...'nin alt işverenlerinden olmadığı ve davacının 25/08/1997 tarihinden 17/02/2001 tarihine kadar çalışmadığı anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Bu durumda davacının 01/02/1991-31/12/1996 ve 17/02/2001-15/04/2008 tarihleri arasında davalı ...'nin asıl işverenliğinde değişen alt işverenler nezdinde çalıştığı kabul edilerek hizmet süresi ve buna bağlı işçilik alacaklarının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken gerekçe içinde çelişki oluşturacak şekilde hem davacının 01/08/1997-25/08/1997 tarihleri arasında çalıştığı şirketin alt işveren olmadığını kabul edip hem de bu şirket nezdinde geçen çalışmayı da diğer hizmet süresi ile birleştirip bozma öncesi hazırlanan rapora göre alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19802, K. 2013/13712, 3 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama