KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/20103 E., 2014/15150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- İnebolu Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/07/2012
- Numarası
- 2012/209-2012/165
Karar Metni
434 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı M.. Ç.. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan M.. Ç.. tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının harç ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; hemen belirtmek gerekir ki bu tür tespit davaları taşınmazın aynı ile ilgili olmadığından taşınmaz malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Bu olgu gözetildiğinde davanın sadece ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğini kabul etmeyen ve uyuşmazlık çıkaran taşınmaz malik veya malikleri aleyhine muhtesat değerine göre nispi harç yatırılarak açılması, uyuşmazlık çıkarmayan diğer taşınmaz malik veya maliklerinin gereksiz yere hasım gösterilmemesi, mahkemece hükmedilecek karar ve ilam harcının da hakkında kabul kararı verilen muhtesat değerine ve davalı taraf payına göre belirlenmesi gerekir.
Öte yandan; bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez.
Somut olaya gelince; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı davalı tarafın itiraz ettiği, ne var ki, mahkemece davalı tarafın bu itirazı karşılanmadan, açık bir anlatımla aynı bilirkişiden muhdesatın dava tarihindeki değeri yönünden ek ya da farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Dava konusu muhdesatın değerinin satış aşamasında yapılacak kıymet takdiri sırasında yeniden belirleneceği gözetildiğinde bu durum işin esasına etkili değil ise de görülen davada yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcı ile avukatlık ücretinin takdir ve tayini yönünden önem arzettiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular da dikkate alınarak dava konusu muhdesatın değerinin belirlenmesi yönünden aynı bilirkişiden ek rapor ya da konusunda uzman yeni bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan davalı tarafın itirazlarını da karşılar şekilde yeterli ve denetime açık rapor alınmalı, muhdesatın dava tarihindeki değeri duraksamasız saptandıktan sonra dava konusu taşınmazda davacı tarafın da paydaş olduğu davanın konusunun davalı payına isabet eden muhdesat değeri olduğu gözetilerek yargılama sonunda hükmedilecek karar ve ilam harcı ile avukatlık ücreti de belirlenecek bu değer üzerinden hesaplanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/20103, K. 2014/15150, 3 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama