KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/20559 E., 2013/22246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
... ... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında yıllık ücretli izin alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, 02.01.2000-02.11.2002 tarihleri arası taşeron bünyesinde geçen çalışmasına karşılık olarak kıdem ve ihbar tazminatı yanında yıllık izin alacağını da talep etmiştir.
Davalı ise davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının taşeron firmalar bünyesinde çalıştığı 16.10.2000-01.11.2002 tarihleri arası 2 yıl 15 gün kıdem süresinin dava konusu yapılması nedeniyle hesaplamasının sadece bu dönem yönünden yapıldığı belirtilerek ayrıntısı bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının 68 gün izin hakkı bulunduğu belirtilerek hesaplama yapılmıştır.
2013/20559- 2013/22246 S/2
Mahkeme ise yıllık izin ücreti alacağının hesaplanmasında davacının 2 yıllık çalışması karşılığı 24 gün yıllık izin hakkının olduğu hususunu dikkate alarak bilirkişinin belirlediği miktar üzerinden yapılan hesaplama sonucu yıllık izin alacağını miktar olarak belirleyip hüküm altına aldığını belirtmiştir.
Ancak bilirkişinin belirlediği günlük çıplak ücret brüt olarak 151,36 TL olup 24 günlük yıllık izin süresi ile çarpılması halinde 3632,64 TL olması gerekirken mahkemece 6659,84 TL yılılk izin ücretinin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Hal böyle olunca gerek bilirkişinin yıllık izin hesaplama şekli ve gerekse mahkemenin gerekçeli karardaki kabul ve hesaplamasının hükme esas alınması mümkün değildir.
Yapılacak iş resen ya da bilirkişi aracılığı ile yeniden hesaplama yapılarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/20559, K. 2013/22246, 16 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama