KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2088 E., 2013/2793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin işverence fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağı, ayrıca 1.500,00 TL ödenmeyen ücret alacağı bulunduğunu bildirerek tüm haklarının davalıdan tahsilini istemiş fazlaya ilişkin hakların saklı tutmamıştır.
Mahkemece davacının talep edip müddeabihi belirtilmeyen alacaklarının açıklamasının istenmesi üzerine davacı 17.12.2010 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 500,00 TL ihbar tazminatı, 500,00 TL fazla çalışma ücreti, 100,00 TL ulusal bayram, genel tatil ücreti, 500,00 TL Ekim, Kasım 2009 ücret alacakları olmak üzere toplam 2.600,00 TL’nin tahsilini istemiş, ayrıca talep ettiği alacaklarına fesih tarihi 06.11.2009 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi talep etmiş, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu bildirmiş, 22.03.2012 tarihinde de nispi tamamlama harcı yatırmış, ../.
2013/2088-2793 S.2
davalı vekili süresi içinde 27.12.2010 tarihli dilekçesi ile iddianın genişletilmesine rızasının bulunmadığını beyan etmiştir. Bilirkişi raporunun tanziminden sonra verdiği 21.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile kıdem tazminatı talebini 1.798,15 TL, ihbar tazminatını 1.298,84 TL, fazla çalışma alacağını 5.075,22 TL, bayram tatili alacağını 240,80 TL’sına yükselttiğini bildirmiştir. Dava 15.06.2010 tarihinde açılmış, açıklama dilekçesi 17.12.2010 tarihinde verilmiştir. Bu iki usuli işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 185/2.maddesine göre davacı, davalının rızası olmaksızın davasını genişletemez veya değiştiremez. Talep sonucunun genişletilmesi ile talep sonucuna yeni talep eklenmesi HUMK'nun 185/2.maddesi anlamında dava değiştirmedir.
Davacı dava dilekçesinde talep etmediği faizi, dava görülmekte iken bir dilekçe ile talep ederse usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmadığından, sonradan verilen bir dilekçe ile yapılan isteğin iddianın genişletilmesi olduğu kuşkusuzdur.
Ayrıca davacı davayı kısmi dava olarak açmamış daha açık bir anlatımla fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış ise davalı muvafakat etse bile talep sonucunu artıramaz. Çünkü davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmadığı için, alacağının dava dışı bıraktığı kesiminden zımnen feragat etmiş sayılır.
Davacı dava dilekçesinde ulusal bayram, genel tatil alacağı ile faiz talep etmemiş, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamış, sonradan verdiği 17.10.2010 tarihli dilekçe ile talep ettiği alacaklara faiz yürütülmesini istemiş, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş, ayrıca ulusal bayram, genel tatil alacağı talep etmiş, 21.06.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de 17.10.2010 tarihli dilekçede açıkladığı miktarları artırmış ise de 17.10.2010 tarihli dilekçeye karşı davalı davanın genişletilmesine muvafakati olmadığını bildirdiğinden mahkemece dava dilekçesinde talep edilmeyen ulusal bayram, genel tatil alacağına hükmedilmesi,
ıslah dilekçesi ile artırılan miktarlar esas alınarak tahsile karar verilmiş olması ve hüküm altına alınan alacaklara faiz yürütülmüş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2088, K. 2013/2793, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama