KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/212 E., 2013/10107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2013
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.05.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava, adi ortaklığın tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istem esastan incelenerek reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalılarla aralarında çocuk giyimi imalatı ve satışı konusunda adi ortaklık bulunduğunu, bu ortaklık için davacı adına açılan çek hesabı dolayısıyla alınan çeklerin piyasada kullanıldığını, yine Halk Bankası'ndan davacının borçlu göründüğü kredi alındığını, davalı ...'nün ortak sıfatıyla krediyi ödediği halde kefil sıfatıyla ödediğinden bahisle kendisine karşı icra takibine giriştiğini, davacının itirazı üzerine itirazın iptali davası açtığını bildirerek adi ortaklığın tespitini eldeki davada talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı ...'nın borçlu, davalıların kefil göründükleri kredinin ... tarafından ödenmesi nedeniyle davacı ... aleyhine Fatih 3.İcra Müdürlüğünde girişilen icra takibine itiraz üzerine eldeki davadan bir yıl on ay önce 12.01.2009 günü açılan itirazın iptali davasında ... söz konusu kredinin adi ortaklık için alındığını savunmasına dayanak yaptığı ve anılan davanın da derdest olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle eldeki davadan önce davalı ... tarafından açılan itirazın iptali davasında adi ortaklık olduğu savunması yapıldığından anılan eda davasında bu hususun incelenmesi gerekirken tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.
Yine, davalılardan ...'nın davacı aleyhine açtığı bir dava, yaptığı bir takip ve yönettiği herhangi bir istemi bulunmadığından ona yönelik de tespit davası açılmasında da davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi yerine esastan reddi doğru olmayıp sonuç red kararı doğru olduğundan gerekçesi yanılgılı hükmün açıklanan gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/212, K. 2013/10107, 30 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama