KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/21376 E., 2013/18059 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, işyerinin zorunlu nedenlerle kapatıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil alacağının kabulüne, yıllık izin ve hafta tatili alacağının ise reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davalı tarafa yemin deliline başvurma hakkının mahkemece hatırlatılıp hatırlatılmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasanın 225 nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, mahkemece fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının kabulüne karar verilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde dinlenen davacı tanıklarının hepsi düzensiz de olsa fazla mesai alacaklarını aldıklarını kabul etmişlerdir. Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili delil listesinde “yemin” deliline dayanmıştır. Bu nedenle özellikle davacı tanıklarının her biri fazla mesai alacaklarının düzensiz de olsa ödendiğini beyan ettiklerinden davalı yana yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacakları hakkında çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de; mahkemece davacının haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosyaya sunulan bordroların incelenmesi neticesinde davacının imzasını taşıyan 2010 yılı Nisan, Eylül ve Ekim bordrosunda 40,56 TL, Ağustos ayında ise 50,70 TL fazla mesai tahakkuku bulunmaktadır.
Davacı fazla mesai tahakkukunu içeren dönem bordrolarını imzaladığından ilgili aylarda daha fazla mesai yaptığını ancak yazılı delil ile ispatlayabilecektir. Dosyamızda da davacı tarafından ilgili aylarda daha fazla mesai yapıldığı yazılı delillerle ispatlanamamıştır. Bu nedenle bu aylar için davacının fazla mesai alacağını aldığının kabulü gerekecektir.
Mahkemece bu bordrolar değerlendirilmeksizin ilgili aylar içinde fazla mesai alacağı hesaplanarak hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21376, K. 2013/18059, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama