İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/21434 K.2013/16911

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2013/21434Karar2013/16911Tarih21 Ekim 2013Okuma5 dk · 987 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/21434 E., 2013/16911 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ekim 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

987 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, davalı işyerinde 18 yıl boyunca birçok ünitede çalıştığını, bu çalışmalarından ve davranışlarından dolayı işverenlik tarafından herhangi bir uyarı cezası ve savunmasının alınmadığını, çalıştığı süre boyunca işyeri disiplinine uygun hareket ettiğini ve işini düzgün ve eksiksiz yaptığını, son işyerinde ambar işçisi olarak çalışmakta olduğunu, bu işin teknolojik ve otomasyon sistemine bağlı bir iş olmadığını, fesih için gösterilen ve ileri sürülen gerekçelerin geçerli ve haklı nedene dayanmadığını, feshin usule, maddi olaya ve yasaya tamamen aykırı olup gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu,

davacının işyerinde çalıştığı dönem içerisinde kademe düşüklüğü ve ücret düşüklüğü sebebi ile haksız uygulama karşısında Dörtyol İş Mahkemesinin 2012/189 E sayılı dosyasında hakkını aramak için davalı şirket aleyhine dava açtığını, davalı şirket yetkililerinin dava açıldığını öğrendiği tarihten itibaren davacıya davayı çekmesi yönünde baskılar yaptıklarını, davacının bu olay yüzünden birçok defa insan kaynaklarına çağrıldığını ve en sonunda İK Müdürü tarafından işten çıkartılmakla tehdit edildiğini, davacının çalıştığı dönem içerisinde çalışması,

kişiliği ve işyeri uyumu ile ilgili olarak hakkında herhangi bir şikayet olmadığını, iş arkadaşları ve amirleri ile her zaman uyumlu bir personel olduğunu, aleyhinde ne performans düşüklüğü ne de yetersizlik sebebi ile kendisine işveren tarafından şimdiye kadar bir ihtar verilmediğini, performans konusundaki gerekçelerin hangi somut veri ve olaylara dayandırıldığını yer , tarih, olay ve saat belirtilerek açıklanmadığını, ayrıca performans belgelerinin imzalatılmadığını, daha önce de tebliğ edilmediğini, iddiaların tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, savunma için makul bir süre verilmediğini,

18.09.2012 günü İnsan Kaynaklarına çağrıldığını ve kendisine iş akdinin fesih edileceğinin söylendiğini ve savunma vermesinin istendiğini, davacının yanında sendika temsilcisi olmadığı ve işten çıkarılacağını öğrenmesinin şokuyla savunma vermediğini, savunma hakkı tanınması ve bunun için kendisine makul bir süre verilmemesi ve savunma istenirken bir sendika temsilcisinin bulunmaması işveren feshini geçersiz kılacak nitelikte olduğunu, feshin son çare olması ilkesine de uyulmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiş,

Davalı vekili, davacının çalıştığı birimin yeniden yapılandırıldığını, alınan işletmesel karar uyarınca norm kadro çalışmalarında Stok Kontrol Müdürlüğündeki norm kadro sayısının 68 den 48 e indirilmesi de dikkate alındığında 19 adet kadro fazlalığının oluştuğunu, davacının çalıştığı birimin yeniden yapılandırlıdığı,

görev ve ilgi alanları düzenlenerek süreç yönetimi mantığı içerisinde organizasyonun değiştirildiğini, bu birimde çalışan personelin eğitimleri, performansları, yeterlilikleri ve tecrübeleri dikkate alınarak değerlendirmeye tabi tutulduğunu, davacının eğitim durumu, performansı, iş yapış tarzındaki yetersizlikleri,

tecrübe eksikliği gibi hususlar dikkate alınarak şirketin başka ünitelerinde kendisine uygun pozisyon arandığını fakat norm kadro fazlası durumuna düşen işçi sayısının 19 olması ve davacıya uygun pozisyon bulunamaması nedeniyle son çare olarak geçerli nedenle tüm hakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sonlandırılması zorunluluğu doğduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, "somut olayda, davalı işverenin, reorganizasyon ile açığa çıkan 50 kişilik norm kadro fazlalığının yeniden yapılandırma sürecine dahil edilmeyen başka birimlerde ya da bağlı başka kuruluşlarında değerlendirme hususunda objektif bir çalışmasının bulunmadığı, fesihten sonraki 2012 Eylül ve Ekim aylarında 16 yeni personelin işe alındığı,

aldığı işletmesel karar sonucu, Davacının istihdam fazlası olduğunu, bu kararı tutarlı şekilde uyguladığını, feshin kaçınılmazlığını ve feshe son çare olarak başvurulduğunu ispatlayamadığı gibi işverenin işçinin yetersizliğine, davranışlarına veya işin, işyerinin ve işletmenin gereklerine dayalı bir geçerli nedeni ispatlayamadığı, davalı işverenin belirtilen nitelikleri taşıyan bir performans değerlendirme sistemi oluşturmadığı, dolayısı ile yaptığı değerlendirmenin objektif olmadığı, belirtilen nedenlerin soyut kaldığı, davacı işçiye savunmasını yapması için makul süre verilmediği ve savunma isteminin usulüne uygun olmadığı,

bu nedenlerle feshin geçerli nedene dayanmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda, en son Stok Kontrol Müdürlüğü Tesellim ve Ambarlar Şefliği bünyesinde Stok Kontrol İşçisi olarak çalışan davacının, alınan işletmesel karar uyarınca aynı birimde istihdam fazlası olan 19 işçi arasında olduğu anlaşılmıştır.

Feshin yapıldığı Eylül ayında işletmeye 14, takip eden Ekim aynıda ise 2 yeni işçi alındığı görülmüştür.

Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda bu husus belirtilmekle birlikte 2012 yılı Eylül-Kasım döneminde işyerine toplam 16 yeni işçi alımı olduğu, buna karşılık 49 işçi çıkışı bulunduğu da belirtilmesine rağmen işe alınan 16 yeni işçinin hangi birimlere hangi görev/unvanla alındıkları, işletmenin büyüklüğü karşısında işe alınan ve çıkan işçi sayısı gözetildiğinde bu hususun fesih üzerindeki etkileri üzerinde durulmadığı anlaşılmıştır.

Ayrıca yine davacının çalıştığı birimde alınan işletmesel karar uyarınca istihdam fazlası olduğu anlaşılan 19 işçi arasında iş akti feshedilmeyen ve halen davalı işyerinde çalışan olup olmadığı, bu işçilere yeni bir iş teklifinde bulunulup bulunulmadığı da tereddütsüz bir şekilde belirlenmemiştir.

Sunulan organizasyon şemalarından ve alınan işletmesel karardan anlaşıldığı üzere işyerinde 3 olan tesellüm memuru pozisyonunun 4 kişiye çıkarıldığı görülmekle; bu birime alınan 4. tesellüm elemanının şirket içi nakil suretiyle mi yoksa yeni işçi alımı ile mi alındığı üzerinde durulmamış, davacının bu unvan/görevde çalışmasının mümkün olup olmayacağı ayrıntılı şekilde irdelenmemiştir.

Son olarak davacının, davalı işyerinde aday işçi olarak başlayıp daha sonra Nakliyat Müdürlüğünde vinç operatörü olarak çalışmakta iken fesihten kısa bir süre önce Stok Kontrol Müdürlüğüne bağlı Tesellüm ve Ambarlar Şefliği bünyesinde Stok Kontrol Elemanı olarak çalışmaya başladığı, toplamda taşeron şirketler bünyesindeki çalışması da dahil 18 yıl civarlarında hizmetinin bulunduğu, bunun yaklaşık son 8 yılının işveren bünyesinde olduğu,

2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan meslek kursunda vinç operatörlüğü konusunda kurs belgesi de aldığı gözetilerek önceki çalıştığı birimlerin de gözönünde bulundurulması suretiyle önceki görev yaptıı birimlerde ya da işverenin bir başka biriminde değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün olması halinde hangi birimde ve hangi unvanda değerlendrilebileceği ve söz konusu birimdeki fesih öncesi ve sonrası işçi hareketlerinin nasıl olduğu üzerinde de durulmamıştır.

Hal böyle olunca; işletmesel karar uyarınca yapılan feshin geçerli olup olmadığı tereddütsüz bir şekilde belirlenmemiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar araştırılarak ve gerekirse yerinde yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılarak davacının istihdam fazlası olup olmadığı, işletmesel kararın tutarlı ve keyfilikten uzak şekilde uygulanıp uygulanmadığı ve özellikle de feshin son çare olup olmadığı hususları tereddütsüz bir şekilde belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21434, K. 2013/16911, 21 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/21434
Karar No
2013/16911
Tarih
21 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/21438 K.2013/20648
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/21438 K.2013/24578
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/21447 K.2013/22658
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/21451 K.2013/24579
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/21454 K.2013/24580
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/21459 K.2013/16223

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.