KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/21511 E., 2013/14867 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Yetki Tespitinin İptali
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ve dahili davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işveren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'nün 13/11/2012 tarih 13352 sayılı Türk Metal Sendikasının yetki tespiti başvurusunun kabulüne ilişkin kararının iptalini istemiştir.
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işyerinde 20.04.2012 tarihi itibariyle 378 (üç yüz yetmiş sekiz) işçinin çalıştığı, 199 (yüz doksan dokuz) işçinin Türk Metal sendikasına üye olduğunun tespit edildiği ve buna ilişkin 13.11.2012 tarih ve 13352 sayılı yetki tespit yazısının taraflara gönderildiği belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili Davalı ...; yetki tespitinde sözleşme kapsamına girecek işyerinde o iş kolunda çalışan tüm işçilerin esas alınmakta olduğunu, inşaat, büro, kimya işkolları gibi diğer işkollarına tabi olarak işyerinde çalışan tüm işçilerin sayısının baz alınması iddiasının yasaya aykırı olduğunu, SGK kayıtlarına göre metal işkolu haricindeki büro ve kimya işkollarında çalışan işçilere ait kayıtlardan ASİT başlıklı listede yer alan 36 kişinin "Kimya İşkolunda", İDARE başlıklı listede yer alan 62 işçinin "Büro İşkolunda" çalıştığını, ayrıca inşaat işkolunda çalışan işçiler düşüldüğünde metal işkolunda çalışan işçi sayısının 374 olduğunu belirterek olumlu yetki tespitinin iptaline ilişkin davanın duruşma yapılmaksızın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ....'deki TİS için sendikanın yeterli çoğunluğu sağlandığına dair yapılan tespitte, başvuru tarihi olan 20/04/2012 tarihi itibariyle işletmedeki toplam işçi sayısı 378, üye sayısı ise 199 olarak kabul edilmek suretiyle sendikanın yeterli çoğunluğu sağladığının belirlendiğini, yapılan incelemede ASİT başlıklı listede 38 işçi, İDARE başlıklı listede 62 işçi, İNŞAAT başlıklı listede 11 işçi olmak üzere 111 işçinin asıl işe yardımcı iş kolunda olduğu,
Metal İş Kolunda çalışan diğer işçilerle birlikte toplam 485 kişinin çalıştığı, sendikanın 199 kayıtlı üyesi bulunduğu ve işletmedeki toplam 486 işçinin yarısından fazla üyesi bulunmadığından, yetki tespiti için yeterli çoğunluğu sağlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının davalı Sendikanın ....
Samsun işletmesinde 20/04/2012 tarihli başvurusu üzerine TİS için yeterli çoğunluğu sağladığının tespitine dair 13/11/2012 tarih ve 13352 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasında, Samsun Eti A.Ş. işyerlerinin hangi işkoluna girdiği, bu anlamda davacı işveren tarafından dosyaya sunulan işyerleri listesindeki beş işyerinin işletme kapsamında yer alıp almadığı, sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olup olmadığı konularında uyuşmazlık vardır.
Öncelikle 6356 sayılı Yasa'nın geçici 6/3). maddesinde “ Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, (26 Ocak 2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı) Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış Toplu İş Sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra yetkisi sona erecek olan sendikaların,
bir sonraki toplu iş sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanun'un 12 nci maddesine göre Bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.
(Ek cümle: 10.01.2013 - 6385 S.K./20. md.) Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7/11/2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41 nci maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” düzenlemesi yer almakta olup, somut olayda yetki başvuru tarihinin 20.04.2012 olması sebebi ile uyuşmazlığın 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılması gerekir.
2822 sayılı TİSGLK’ nun 3. maddesinin 2. fıkrasında bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabileceği, bu kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denileceği belirtildikten sonra, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzel kişiliğe sahip olsalar dahi bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılacağı hükme bağlanmıştır.
2822 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde işletme toplu iş sözleşmesinin hangi hallerde yapılabileceğinden hareketle işletmenin tanımı yapıldığından aynı gerçek veya tüzel kişiliğe ait aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinin bulunması halinde söz konusu işyerlerinin bir işletme oluşturduğu kabul edilmektedir. Buna göre aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinin bulunması olgusu işletmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden bu işyerlerinin aynı işkolunda kurulu ancak birbirinden bağımsız işyerleri olması gerekir.
Somut olayda, davacı yetki tespit başvuru dilekçesi ile iki ayrı işyeri numarası ve aynı adreste iki ayrı işyeri için başvuru yapmış, Bakanlık Yetki Tespit yazısında 20.4.2012 başvuru tarihinde .... (Samsun Bakır İşletmeleri) işyerinde 378 işçi çalıştığı, 199 işçinin Türk Metal Sen üyesi olduğu sendikanın işyerinde çoğunluğu sağladığı açıklanmıştır. Bakanlık yetki tespiti işletme için değil işyeri için yapılmıştır. Davacı dava dilekçesine eklediği SGK işyeri numaraları sunulan işyerleri listesine göre ....’nin toplam beş işyerini olduğunu iddia etmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya kapsamından anlaşılacağı şekilde, uyuşmazlık konuları arasında yetki tespitin iptali ile birlikte, Samsun Eti AŞ. işyerlerinin (davacı vekili tarafından SGK işyeri numaraları dosyaya sunulan İzabe Bölümü, Atölye Bölümü, Asit Bölümü, İdare Bölümü, İnşaat Bölümü) işkolları Tüzüğünün (İşkolları Yönetmeliğinin) hangi sıra numarasına girdiğinin de belirlenmesi de yer almaktadır.
Bu halde uyuşmazlıkta 2821 sayılı Sendikalar Yasası'nın 4’üncü (6356 sayılı Yasa'nın 5) maddesinin uygulanması da söz konusu olmaktadır. Bu maddeye göre bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın Resmi Gazete'de yayımlanan tespit kararına karşı ilgililer 15 gün içerisinde dava açabilirler.
Bu halde öncelikle davacı tarafa şirkete ait işyerlerinin işkolunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurması için süre verilmeli yapılan başvuru ve bu tespit sonucu ön mesele yapılarak işkolu tespit başvurusunun sonucuna göre işin esası çözüme kavuşturulmalıdır.
İşkolu tespiti prosedürü tamamlandıktan sonra sonucuna göre; somut olayda çözümlenmesi gereken konu, 2822 sayılı Yasa'nın 3/2. fıkrasında belirtilen “Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir.“ tanımına uygun aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinden oluşan bir işletme olup olmadığı, tespit edilmelidir.
Öte yandan, 2821 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin ikinci fıkrasında; "Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerde asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır..." ve 6456 sayılı Yasa'nın 4/2. maddesinde “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.” denilmektedir. Asıl işin görülmesi bakımından doğrudan doğruya yardımcı olan ve o işi tamamlayan nitelikte işler asıl işe yardımcı işler olarak nitelendirilmektedir.
O halde, işyerleri için yapılacak işkolu tespiti sonucuna göre aynı işkolunda kurulu farklı işyerlerinin varlığı kabul edilir ise beş işyeri birlikte işletme kabul edileceği için işçi sayısının tespitinde beş işyeri birlikte değerlendirilecektir.
Yine yapılacak tespit sonucuna göre, mahkeme kabulünde olduğu gibi, bir kısım işyerlerinde görülen iş asıl işe yardımcı iş kabul edilir ise, aynı işkolunda farklı bir işyeri oluşturmayacağı, bağımsız varlığı olmadığı için fabrika işyerleri ile birlikte değerlendiri- lecektir. Şayet yapılan tespitte “metal” işkolundan farklı işkoluna girdiği anlaşılan işyerleri olduğu belirlenir ise işçi sayısının tespitinde bu işyeri dikkate alınmayacaktır.
Ancak bütün bu tespitlerin yapılabilmesi için bekletici mesele kabul edilecek olan, işkolu tespit kararına ihtiyaç vardır.
Mahkemece davacıya İşkolu tespit başvurusu için süre verilip sonucu beklenmeden ve yukarıda açıklandığı şekilde bir değerlendirmeye tabi tutulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21511, K. 2013/14867, 17 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama