KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/21578 E., 2013/23213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarıldığını, müvekkilinin işe iadesini ve boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatlarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarıldığını, alınması gereken tüm tedbirlerin alınmasından sonra ücretsiz izin uygulaması yapılarak davacıya ücretsiz izin teklif edildiğini, davacının kabul etmemesi üzerine tüm yasal haklarının ödenerek işten çıkarıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece “Davalı işverenin çelik sektöründeki daralma nedeniyle işletmesel karar olarak aldığı tedbirleri objektif olarak uygularken bir kısım işçilere ücretsiz izin teklif ettiği bu teklifi duruşmada dinlenen ... gibi işçilerin kabul ettiği, davacı gibi bir kısım işçilerin ise kabul etmediği, ücretsiz izine ayrılmayı kabul etmeyen işçileri davalı işverenin çalıştırmaya devam etmesini beklemek ücretsiz izne giden işçiler yönünden eşitsizliğe yol açacağından ve bu durum hakkaniyete de uygun düşmeyeceğinden, ayrıca davalının ücretsiz izne gönderme kararı geçerli bir nedene dayandığından davalının, davacının iş akdini son çare olarak feshettiği ve yapılan feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşverence ekonomik kriz sebep gösterilerek önce kısa çalışma uygulanmış, işçilere yıllık izinleri ..../....
kullandırılmış, eğitim çalışmaları uygulanmış en son ücretsiz izin uygulamasına gidilerek kabul etmeyenler işten çıkarılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda son üç yıla ait şirket bilançoları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Fesih sebebinde ''... ve...
Bölgelerinde ortaya çıkan halk hareketleri'' gerekçesi ile siparişlerin olumsuz etkilendiği ileri sürülmüşse de 2009 yılında 289.024.738,53 TL, 2010 yılında 373.585.049,34 TL olan yurtdışı satışları 2011 yılında yaklaşık %35 artış göstererek 501.765.686,60 TL'ye ulaşmıştır.
Bilançolardan anlaşıldığı üzere işyerinde üretim hiç durma noktasına gelmemiştir 2009 ve 2010 yılında karlılık grafiği artış göstermiş ve feshin gerçekleştiği 2011 yılında brüt satışlar ve net kâr önceki yıllara göre önemli ölçüde artmıştır. Ekonomik krizin ve fesih sebebine gerekçe oluşturan ''... Bölgelerinde ortaya çıkan halk hareketlerinin'' iş sözleşmesinin feshini gerektirecek boyutta işletmeyi etkilemediği bilançolardan açıkça anlaşılmaktadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebin varlığı, işveren tarafından kanıtlanamamış, feshin son çare olması ilkesine de uyulmamıştır. Bu nedenle feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21578, K. 2013/23213, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama