KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/21949 E., 2013/21773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 14 parsel sayılı 8.453,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece Daire'nin araştırmaya yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 119 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece Daire'nin araştırmaya yönelik bozma ilamına uyularak dava ve temyiz konusu 119 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
bozmadan sonra 05.08.2010 tarihinde dava konusu taşınmaz başında yeniden icra edilen keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişilerinin dava konusu taşınmazın sınırında bulunan komşu 119 ada 18 parsel sayılı taşınmaz ile taşınmazın güneyindeki yolun ötesinde kalan komşu 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında ham toprak niteliği ile tespit edilmelerine rağmen bu taşınmazların evveliyatının mera olduğunu belirtmeleri karşısında;
dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olup olmadığının ya da taşınmazın meradan kazanılıp kazanılmadığının duraksamasız belirlenmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek mera araştırması yapılmaksızın karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırmanın, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur.
Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi,
tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı,
bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde belirtmelik tutanağı bilirkişileri ve tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli,
komşu taşınmazların (özellikle 119 ada 18 ve 108 ada 1) toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmadığı takdirde tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli,
özellikle komşu 119 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tutanağından davalı olduğu anlaşıldığına göre bu taşınmaza ilişkin dava dosyası da dosya arasına alınarak dava konusu 119 ada 14 ve komşu 119 ada 18 parsel sayılı taşınmazlar birlikte değerlendirilmeli, bu bağlamda davaların birleştirilerek görülmesi gerekip gerekmediği irdelenmeli, yapılan araştırma sonucunda dava konusu 119 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı ya da meradan kazanılmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye,
uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/21949, K. 2013/21773, 11 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama