KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22365 E., 2013/20369 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı iş akdinin yazılı bildirimle 31.08.2012 tarihi itibariyle sonlandırıldığını, fesih bildiriminin usulsüz olduğunu, davalının fesih hakkım kötüye kullanması nedeniyle 32 haftalık Ücreti kadar tazminat ödemesine; fesih bildirimi usulsüz ve sebepsiz bildirildiğinden sekiz aylık ücreti miktarında tazminat ödenmesine yada müvekkilin işe geri davet edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işyerinde, şirket çalışanı olarak 13 kişi bulunduğunu, davacının İş Kanununun 18. maddesi gereğince bu davayı açma hakkı olmadığını, davanın yasal aylık süre dolduktan sonra açıldığını, iş akdinin feshinin, işçinin yeterliliğinden ve davranışlarından ve işyerinin gereklerinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, davalı şirket tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine, davacının süresinde işe başlatılması durumunda peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatının yapılacak ödemelerden mahsubuna karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır.
Dairemizin uygulaması bu yöndedir. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 6 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih nedenine ve davacının 10.5.2005-31.8.2012 tarihleri arasında süreyle çalışmış olmasına göre davacının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen nedenlerle, davalının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22365, K. 2013/20369, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama