KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2245 E., 2013/1893 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2013
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı işyerinde plasiyer olarak çalıştığını, eksik ödenen ücretler nedeniyle işi bırakmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalı tarafından işe alınmak için boş senede imza atmasının şart koşulduğunu ve bu senedin daha sonra davalı tarafından haksız suretle icraya konulduğunu, bu nedenle teminat senedinin iptali ve davalının kötü niyetli olarak Ceza Mahkemesinde beraat kararı çıktıktan sonra icra takibine başlaması nedeniyle de %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı taraf davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacı ile birlikte yapılan sayımda 12.016,62 TL’lik malın üzerinde bulunduğunun tespit edilmesi üzerine ivedilikle kapatmasının istenip bu miktarda senet alındığını, davacının gerekçesiz olarak işyerini terk ettiğini, icra esnasında borcu bildiğini ve maaşından kesinti yapıldığını zannettiğini belirtmiştir
Mahkemece, davalı işverenlikçe, takip ve dava konusu senedin, yapılan satışlardan kaynaklanan açık nedeniyle davacı ile yapılan görüşme sonucunda davacı tarafından imzalanıp verildiği savunulmasına rağmen, bu durumun bir mutabakat belgesi veya işverenin ticari defterleri ile ispatlanamadığı, ayrıca davacı hakkında davalının şikayeti üzerine yapılan hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda davacının beraat etmesi, yine davalı tarafça davacı ile görüşülerek varılan mutabakat sonucunda davacının senet imzalayıp verdiğinin, yani davacının kabulü ile senedin verildiği ve tarafların anlaşmış olduğunun savunulmuş olmasına göre, davacı hakkında davalının şikayette bulunması .../..
2013/2245-1893 S.2
da işverenin kötü niyetli olduğunu gösterdiğinden dolayı takip ve dava konusu senedin davacı işe girerken teminat amaçlı olarak alındığı ve davalı işverenlikçe sonradan doldurulduğu, ancak davacının yaptığı satışlardan kaynaklı ve senet bedeli kadar açık bulunduğu, bu miktarda zarara uğrandığı yönündeki iddianın kanıtlanamadığı belirtilerek, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2010/7385 sayılı dosyası ile takip konusu yapılan senede ilişkin takibin iptaline, % 40 icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Davalı işverenlik tarafından davacı hakkında Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2010/7385 sayılı dosyası ile takip yapılmış ve icra takibinin kesinleşmesi üzerine davacının birtakım malları haczedilmiştir.
Davacı, davalının şikayeti üzerine Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/1231 Esas sayılı dosyasında hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçundan yargılanmış ve davacının zimmetinde mal ya da para olduğuna ilişkin somut bir bilgi ve belgenin bulunmaması nedeniyle suçun işlendiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından davacının beraatına karar verilmiştir.
Yargılama sırasında mahkemece davalının ticari defter ve kayıtlarının dosyaya sunulması istenmiş, ancak vekil tarafından davalı müvekkile karşı açılan birden fazla davanın bulunması nedeniyle bu kayıtların işyerinde incelenmesi talep edilmiş, mahkemece işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın sonuca gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, davalı işveren delillerinin işyerinde olduğunu ve dosyaya sunamama gerekçesinin de işverene karşı birden fazla dava açılması olduğunu mahkemeye bildirdiğine göre mahkemece yapılacak iş; Davacının Ceza Mahkemesi dosyasında da işaret edilip belirtildiği gibi delil yetersizliğinden beraat etmesi karşısında, işyeri kayıt ve defterleri üzerinde alanında uzman bilirkişiler aracılığı ile işyerinde inceleme yaptırılarak, senette belirtilen miktarda işyeri kayıtlarında davacının satışlarından kaynaklanan açık olup olmadığı belirlenerek dosyadaki tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2245, K. 2013/1893, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama