KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22760 E., 2013/16458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2013
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin beş kişinin imzaladığı tutanakla sabit olan eylemi nedeni ile haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı işverenin fesih nedenlerine ilişkin savunmasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2012 tarihli ilamı ile özetle “...davacının 13.09.2004-13.02.2009 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, arkadaşlarına sözle sataşması, tartışma sonrasında hemşerileri ile birlikte tesise gitmeye çalışması, çalışma arkadaşlarını tehdit etmesi ve tesisin güvenliğini bozmaya yönelik davranışta bulunması gerekçesiyle iş sözleşmesinin 13.02.2009 tarihinde davalı tarafından feshedildiği,
12.02.2009 tarihinde fesih bildiriminde gerekçe gösterilen olaylara ilişkin tutunak tutulduğu ve tutanağın beş tutanak mümzisi tarafından imzalandığı, ancak mahkemece tutanak mümzilerinin dinlenilmediği, mahkemece, tutanak mümzileri ..., ..., ..., ... ve ...'ya resen davetiye gönderilerek tutanaktaki imzaların kendilerine ait olup olmadığı ve tutanakta yer alan hususlara ilişkin görgü ve bilgileri sorulmak suretiyle olay aydınlatılmalı, sonucuna göre tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, tutanakta imzası bulunan tanıkları dinlenmiş, olaya ilişkin beyanlarını tespit ettikten sonra davalı işverenin savunmalarını kanıtlayamadığı, incelenen CD'lerde tesisin güvenliğinin tehlikeye düştüğüne ve münakaşaya ilişkin hiçbir görüntü ve emare bulunmadığı, bozma kararından sonra dinlenen tutanak mümzisi tanıkların beyanlarında da davacının iş yeri güvenliğini tehlikeye atacak bir davranış içeresinde olmadığının anlaşıldığı, davacının dışarıdan gelen kişilerle birlikte güvenlik önlemi almak maksadı ile tesis müdürü ile görüşmelerini sağladığı, mevcut delillere göre feshin geçerli nedene dayanmaması sebebi ile davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde dosya içinde bulunan CD görüntülerine delil olarak dayanılmış ve değer atfedilmiş ise de,bunların davanın kabulü için yeterli olmadığı hükmüne uyulan bozma kararı ile sabittir. Bozma kararı uyarınca dinlenen tutanak mümzii tanıklardan ... ile ... tutanak içeriğini doğrular yönde beyanda bulunmuşlardır.
Tutanak altında imzası bulunan tanıklardan ... ile ... de o gün davacının kapıda görevli olmasına rağmen işyerine gelen yabancı kişilerle birlikte idari binaya gittiğini gördüklerini söylemişlerdir. Tanık Kemal ise davacının idari binaya giden kişilerle birlikte olup olmadığını hatırlamadığını, tutanağı işyerine yabancı şahısların geldiğine dair görgüsü nedeni ile imzaladığını belirtmiştir.
Bu delil durumuna göre iş yerinin kapı kısmında güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının iş yerinin güvenliğini tehlikeye atacak şekilde görev yerinden ayrılarak işyerine gelen yabancı kişilerle birlikte idari binaya gitmesi nedenine dayanan fesih haklı ve geçerli nedene dayandığından davanın reddine yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı Yasa'nın 20/3.maddesi uyarınca Dairemiz tarafından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir:
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22760, K. 2013/16458, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama