KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22840 E., 2013/22414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
820 kelime·4 dk okuma
vekili Av.... vekili Av.... Dava Türü : İtirazın iptali
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, Belediyede yetkili sendika olduğunu ve TIS’ler imzalandığını, sendika üyelerinden Sendikalar Kanununun 61. maddesine göre kesilen ve sendika hesabına yatırılması gereken üyelik aidatlarının yatırılmadığını, yapılan icra takibine Belediye tarafından itiraz edildiğini belirterek, Silifke İcra Müdürlüğünün 2011/1836 sayılı takip dosyasında asıl alacağın 17.025,16 TL’lik kısmına ve faiz alacağının tamamına ilişkin itirazın iptaline, haksız itiraz nedeniyle %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış ve 27.10.2011 tarihli duruşmada zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının Silifke İcra Müdürlüğünün 2011/1836 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 3.682,44 TL asıl alacak ve 35.175,24 TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına, alacağın likit olması ve takibin durdurulması nedeni ile asıl alacak miktarı olan 3.682,44 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, 2821 Sendikalar Kanunu'nun 61.maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında aidat alacağına işlemiş faiz hesabındaki faiz oranı ile temerrüt tarihi noktalarında uyuşmazlık vardır.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine,
işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,
"Yukarıdaki fıkra gereğince Sendika Tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1. maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur." İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Dosya kapsamından; Davacı sendika ile davalı işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir. Davacı sendikanın toplu iş sözleşmesi dönemlerinde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını ve aidat miktarını belirten yazıyı davalı işverene gönderip göndermediği anlaşılmamaktadır. Öncelikle mahkemece bu hususlar araştırılmalıdır. Sendika bu üç bilgiyi birlikte içeren belgeyi davalı işverene göndermediği tespit edilir ise, Toplu İş Sözleşmesinde belirtilen tarihten itibaren faiz isteminde bulunamayacaktır. Bu halde işlemiş faiz alacağı hesabı hatalı olacaktır.
Faiz başlangıç tarihi ve işlemiş faiz hesabı yönünden yukarıda ki açıklamalar uyarınca değerlendirme yapılarak karar verilmelidir.
Öte yandan, 2822 sayılı Yasa'nın 16. maddesi uyarınca yetki belgesi alan sendikanın, yetki döneminde yetki belgesine konu işyeri/işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatı miktarını işverene bildirip bildirmediği araştırılmadan, bildirim yapılmadığı takdirde davalı işverenin elinde bulunan belgelerle sendika hesabına göndermesi gereken sendika aidat alacağı miktarını belirlemesi mümkün olmadığı gözetilmeden, sendika aidat alacağının likit olduğunun kabulü ile asıl alacak miktarı üzerinden davacı sendika yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi de hatalıdır.
Kabule göre de; hükmedilen işlemiş faiz alacağı yönünden, hesaplamaya esas alınan tüm dönem için tek bir faiz oranı dikkate alınmıştır. Oysa Toplu İş Sözleşmeleri’nde belirlenen ödeme tarihi başlangıç alınarak birer yıllık devreler halindeki faiz oranı, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61 nci maddesinde belirtilen “en yüksek işletme kredisi faizini” uygulayan tek banka Türkiye Kalkınma Bankasından sorulup, dava konusu alacağın ait olduğu dönemler itibari ile en yüksek işletme kredisi faiz oranı belirlenerek, alınacak cevaba göre uyguladıkları oranlar esas alınarak geçmiş günler faizi belirlenip, sonuca gidilmesi gerekirken, bu esaslara uyulmadan hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22840, K. 2013/22414, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama