KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22941 E., 2013/21305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 680 ada 1 parsel sayılı 81,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak tereke adına dava açmıştır. Mahkemece davanın 3402 Sayılı Yasanın 28/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava ve temyize konu 680 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 28/2 maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 28.maddesi hükmünde davacı gerçek ve tüzel kişilerin dava sebep ve delillerini dava dilekçesinde bildirmek zorunda oldukları, bildirilmemiş ise mahkemece gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesinin davacıya tebliğ edileceği, davacının ilk duruşmaya kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelerek sözlü olarak bildirmez ise, davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verileceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı taraf dava dilekçesinde taşınmazın ortak miras bırakanları ...'den kaldığını ve paylaşılmadığını öne sürüp miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava sebebini açıklamış, tanık beyanı, ilgili yasa hükümleri vs.diyerek de delillerini göstermiştir.
Bu olgular gözetildiğinde davacının dava dilekçesinde dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davacıya Kadastro Kanunu'nun 28.maddesindeki yaptırımın uygulanamayacağı, bir başka deyişle bu madde hükmüne dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelerin amacı ve açık hükmü gözardı edilerek hüküm verilemez.
O halde mahkemece davacıdan iddiasını ispat için gösterdiği diğer delilleri sorulup saptanmalı, tanıklarının listesini dosyaya ibraz etmesi istenilmeli, gösterdiği deliller toplanmalı, dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, davacının miras yoluyla gelen hakka dayandığı dikkate alınarak, tanık bildirmese dahi resen seçilecek yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişileriyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü de gözetilerek mahallinde keşif yapılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22941, K. 2013/21305, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama