KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/22965 E., 2013/21308 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 121 ada 30 parsel sayılı 8742,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın mirasçılık belgesinin ibrazı için verilen kesin süreye rağmen ibraz edilmediği gerekçesiyle reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava ve temyize konu 121 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece davacı tarafa miras bırakanına ait mirasçılık belgesinin ibrazı için verilen kesin süreye uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi hükmünde Kadastro Mahkemelerinin kadastroya ve kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi istek üzerine veraset belgesi de verebileceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı taraf dava dilekçesinde taşınmazın ortak miras bırakanı Süleyman Arslan'dan kaldığını öne sürüp miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava sebebini açıklamış, dava dilekçesine verasete esas nüfus aile kayıt tablosunu da eklemiştir.
Hal böyle olunca mahkemenin kadastroya ve kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi istek üzerine veraset belgesi de verebileceğine dair az yukarıda değinilen yasal düzenleme karşısında mirasçılık belgesinin sunulması için kesin süre verilemeyeceği kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelerin amacı ve açık hükmü gözardı edilerek hüküm verilemez.
O halde mahkemece davacıdan iddiasını ispat için gösterdiği diğer delilleri sorulup saptanmalı, gösterdiği deliller toplanmalı, dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, davacı tarafın miras yoluyla gelen hakka dayandığı dikkate alınarak, tanık bildirmese dahi resen seçilecek yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişileriyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü de gözetilerek mahallinde keşif yapılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/22965, K. 2013/21308, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama