KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2325 E., 2013/2856 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, sitede özel güvenlik görevlilerinin çalıştırılacak olması nedeniyle haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, 4 güvenlik görevlisinin gece gündüz istihdam edildiğini ancak işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının kapıcı olarak çalıştığını, söylediği gibi güvenlik görevlisi olmadığını, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, davacının tüm dinlenme süresini kullandığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece hükme esas bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacağının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın ./..
2013/2325 -2013/2856 S/2 yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı fazla mesai alacaklarının ödenmediğini, davalı taraf ise fazla mesai ücretlerinin ödendiğini belirtmiştir.
Davacı tanığı Sadettin Aslantaş işyerinde vardiya usulü çalışıldığı vardiyaların 08-18, 18-06 ve 23-08 arası çalışma olduğunu ve her vardiyadan sonra 1 gün izin kullanıldığını, davacı tanığı ... 9 gün çalışmanın ardından 1 gün istirahat edildiğini belirtirken, aynı tanık aynı mahkemenin 2011-978 Esas sayılı dosyasında ise 3 gün çalışmanın ardından 1 gün izin yapıldığını, davalı tanığı ... ... ve ... ise üç gün çalışmanın andından 1 gün istirahat yapıldığını belirtmişlerdir. Dosyaya sunulan davacı ve diğer güvenlik görevlilerinin tur ve nöbet çizelgelerine göre de işyerinde 3 gün çalışmanın ardından 1 gün izin kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında fazla mesai noktasında uyuşmazlık çalışmanın saatlerinde değil , sadece 3 gün çalışmanın ardında mı yoksa 9 günlük çalışmanın ardından mı 1 günlük izin kullanıldığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamında mahkemece aldırılan birinci bilirkişi raporunda davacının 3 günün ardından 1 gün izin kullanarak çalıştığı ve 3 vardiyanın ortalaması haftada 3 saat fazla mesai yaptığı belirtilmiştir. Tarafların itirazı üzerine aldırılan ikinci bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığı 9 gün çalışmanın ardından 1 gün izin kullanıldığı belirtilerek haftada 12.7 saat fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece de 2. bilirkişi raporuna itibar edilerek talep hüküm altına alınmıştır.
2013/2325 -2013/2856 S/3
Davacı tanığı ... 9 gün çalışmanın ardından 1 gün istirahat edildiğini belirtirken, aynı tanık aynı mahkemenin 2011-978 Esas sayılı dosyasında ise 3 gün çalışmanın ardından 1 gün izin yapıldığını belirttiğinden mahkemece bu tanığın beyanını esas alarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş; birinci bilirkişi raporunda belirtildiği gibi işyerinde davacının 3 gün çalışıp 1 gün izin kullandığının ve haftalık ortalama 3 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre karar vermektir. Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2325, K. 2013/2856, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama