KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/23297 E., 2013/21457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
vekili Av.... İhbar Olunan : Serka İnş. ve Tic.A.Ş. vekili Av.... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, çay ve yemek işlerinde 14.06.2009-30.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının müvekkili şirket çalışanı olmayıp dava dışı Serka Şirketinin elemanı olduğunu, müdahil Serka Şirketi vekili, fazla çalışma ve diğer alacaklarının çalışma yapıldığında ödendiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı haftanın 7 günü 07:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. Davacı tanıklarından Bülent davacının bizzat çalışmasına şahit olmadığını, depo çalışanlarının saat 06-07:00 akşam 22-23:00'e kadar haftanın 7 günü çalıştıklarını, davacı tanığı Servet davacının kardeşi olup aynı çalışma saatlerini doğrulamış, davalı tanıklarından ... davacının 07:30-15:30 arası haftanın 6 günü çalıştığını, diğer tanık Muhammed ise 07:30-16:00 arası haftanın 6 günü çalıştığını beyan etmişlerdir.
Davacı tanıklarından Bülent’in davacıyı görmediğinden çalışma saatini bilmesi mümkün olmayıp, diğer tanık da kardeşi olmakla ve davacı çaycı olarak çalıştığını söylemesine rağmen diğer tanığı Bülent gibi depo sorumlusu olduğunu iddia etmekle beyanlarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Davalı tanıkları davacının çay ocağında çalıştığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları davacının yaptığı işi bilmekte olup çalışma saatleri konusunda da bilgi sahibidirler.
Davalı tanık beyanları doğrultusunda davacının 07:30-16:00 saatleri arasında hafta tatili izin belgesi bulunan günler dışında 7 gün çalıştığı çalışmasının 1 saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde günlük 7,5 saat olduğu anlaşılmakla haftalık çalışmasının 45 saati aşmadığı anlaşıldığından fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
3-Davacı hafta tatili kullandığına ilişkin günlük izin pusulaları imzalamıştır. Bilirkişinin alternatifli hesaplama yaptığı, pusulalara itibar edilmesi halinde davacının bazı hafta tatillerine hak kazanamayacağını tespit ettiği görülmüştür. Tanık beyanları irade sakatlığını ispata yeterli değildir. Mahkemece davacının bazı hafta tatillerini pusulalar doğrultusunda kullandığını kabul ederek sonuca varılması gerekirken yazılı belgeye itibar edilmemesi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/23297, K. 2013/21457, 10 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama