KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/23418 E., 2014/6926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kahramanmaraş İş Mahkemesi
- Tarihi
- 25/04/2013
- Numarası
- 2012/628-2013/300
Karar Metni
209 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, iş akdinin 1475 sayılı Kanunun 14/5 maddesi uyarınca emeklilik koşulları oluştuğu iddiasıyla feshi nedeniyle kıdem tazminatı ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının bankacı olması dolayısıyla mesleği itibariyle kıdem tazminatı, miktarını bilebilecek bilgiye sahip bulunduğundan söz konusu alacak talebinin 6100 sayılı HMK'nun 109/2.maddesi uyarınca kısmi dava konusu olamayacağı ve ayrıca fesihten bir gün sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması nedeniyle feshin 1475 sayılı Kanunun 14/5 maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle hem esastan, hemde usulden rededilmişrir.
Hukuk sistemimizde bir dava açıldığı zaman öncelikle usule ilişkin koşulların varlığı incelenir. Usule ilişkin problem olmadığı takdirde esas bakımından incelemeye geçilir. Bu haliyle bir davanın hem usulden, hem esastan reddine karar verilemez. Mahkemece anılan yön gözetilmeksizin davanın hem usulden, hemde esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/23418, K. 2014/6926, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama