KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/23438 E., 2014/6148 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davalılar arasında alt asıl işveren ilişkisi bulunduğunu, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İdare vekili, davacı ile Bakanlık arasında iş sözleşmesi veya iş ilişikisi bulunmadığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davalı şirket vekili ise Huzurevi Müdürlüğü'nün temizlik işini üstlendiğini, bu nedenle asıl işverenin, işçi alınması, çıkarılması, iş koşullarının tespit edilmesi, işçi haklarının ödenmesi konusunda asıl sorumlu olduğunu, davacının iş sözleşmesinin de asıl işverenin talebi üzerine yapıldığını, davacının kendi tutum ve davranışı ile iş sözleşmesinin feshine neden olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dinlenen tanıklar ve toplanan deliller dikkate alınarak davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının davranışlarından dolayı işyerinde çıkan olumsuzlukların kanıtlanmadığı ve işveren açısından iş sözleşmesinin sürdürülmesinin makul ölçüler içinde beklenemeyecek bir hal aldığının da kanıtlanmaması nedeniyle yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı, davacının tüzel kişiliği bulunmayan ...'na bağlı Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü'nü davalı göstererek temsilcide hata yaptığı, ancak ... vekilinin davaya cevap .../..
verdiği, davalı vekili sifatıyla duruşmalara da katıldığı anlaşıldığından dava dilekçesinin gerçek hasıma tebliğ edildiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/... son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir.
Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olduğundan feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı iddia edilmediği gibi davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu belirtilmesine ve mahkemece de davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi kabul edilmesine göre davalı şirketin asıl sorumluluğu bulunanın davalı idare olduğu yönündeki savunmasına itibar edilemez. Zira kimse kendi muvazaasına dayanarak hak elde edemez.
Dolayısıyla davalılar arasındaki ilişki asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu ve davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekir.
Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde infazda tereddüde neden olacak biçimde karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının .../...maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/23438, K. 2014/6148, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama