KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/24478 E., 2013/23889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2013
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece davacı tarafa gider avansını yatırmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen bu kesin süre içerisinde istenilen avansın yatırılmadığından davanın HMK'nun 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç usul hükümlerine uygun düşmemiştir.
Dava 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) döneminde 31.01.2013 tarihinde açılmıştır.
Uyuşmazlık, bilirkişi, vasıta ücreti ve keşif harcı ücretini içeren avansın iki hafta içinde yatırılması şeklinde kesin süre verilmesine” şeklinde ihtarat içeren muhtıranın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK'nun) 120/2. maddesine ve verilen kesin sürenin usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
HMK.’nun 324. maddesi gereğince “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”.
HMK.’nun 325. maddeye göre ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”.
HMK.’nun 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekir. Dolayısı ile delil ikamesi için alınacak avans ile dava şartı olan gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın gider avansı içinde yer almaması zorunludur.
Tanık dinlenmesi, delil niteliğinde bilirkişi raporu alınması, vasıta ücreti ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK.’nun 324. maddesi düzenlemesi karşısında olmadığı gibi davanın görüldüğü mahkemenin sıfatına göre özel kanun niteliğinde olup somut olaya uygulanması zorunlu bulunan 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36.maddesindeki yasal düzenlemeye de uygun değildir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece; delil avansı niteliğindeki bilirkişi ücretleri, vasıta ücreti, keşif harcı gibi giderler yönünden de dosya keşfe hazır hale gelmeden ve esasen delil ikamesi için gerekli olan bu giderlerin dava şartı olan gider avansı içinde değerlendirilmesi, ayrıca 6100 sayılı HMK'ya göre özel kanun niteliğinde olup mahkemenin sıfatına göre uygulanması zorunlu bulunan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36.maddesi düzenlemesine uygun düşmeyen ve de delil ikamesi için gerekli olan giderler yönüyle de dosya keşfe hazır hale gelmeden kesin süre verilmesi usul kurallarına uygun düşmemiştir.
HK
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/24478, K. 2013/23889, 30 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama