KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/24541 E., 2014/6270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Mahkemesi
- Kahramanmaraş İş Mahkemesi
- Tarihi
- 16/04/2013
- Numarası
- 2010/689-2013/285
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının 26.09.2007-06.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin hangi tarafça feshedildiği feshin haklı olup olmadığı, dolayısıyla da davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır
Davacı 27.09.2010- 04.10.2010 tarihler arasında yıllık izin kullandığını daha sonraki bir gün için yine yıllık izine mahsuben izin istediğini ancak bu devamsızlığı gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia etmiştir.
Davalı işveren ise davacının 21.09.2010-25.09.2010 tarihleri arasında yıllık izin kullandığını 27.09.2010 tarihinde izin hakkı olmadığı halde işe gelmediğini, gelmediği gün için yevmiyesinin kesildiğini görmesi üzerine davacının işyerini terk ettiğini savunmuştur. Taraf tanıkları kendi tarafı iddiaları doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece davacı, tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak, davacı tanığı davacının kardeşi olduğu gibi, beyanları davacının iddiaları ile de çelişmektedir.
Diğer yandan davacının puantaj kayıtları ve tutanakları doğrulayan davalı tanık beyanlarına göre 27.09.2010 ve 07.10.2010 tarihinde işe gelmemesi sebebiyle kesilen yevmiyesine kızarak işyerini terkettiği, bu terk sebebine göre de iş sözleşmesinin feshinde haksız olduğu anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/24541, K. 2014/6270, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama