KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2509 E., 2013/5664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin 04.01.2007 tarihinde işverence feshedildiğini, Antalya Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda 1 yıl 8 ay 6 günlük hizmeti karşılığında kıdem tazminatı alacağının ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, Antalya 12. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3377 E. sayılı takip dosyası ile kıdem tazminatının tahsili için icra takibi yaptığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, Antalya 12. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3377 E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile ödenmeyen 1.980,50 TL kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının bayram izninde olduğu halde yanına bir misafir alarak davalı şirket otelini gezmek için girmek istediğini, davacının bu tavrının işyeri genel prensipleri ile bağdaşmadığını ve kurallara aykırı olduğunun kapıdaki ilgili görevlilerce davacıya iletildiğini ancak davacının kalabalıktan faydalanarak işyerine girip çalışmadığı günde içeri alınmama talimatını verdiğini düşündüğü arkadaşlarına tehdit ve hakaretlerde bulunup sataştığını, bu hususla ilgili izin dönüşü savunması alınan davacının zımnen olayı ikrar ettiğini, haklı nedenle iş akdinin feshedildiğine dair yazıyı imzalamaktan imtina ederek işyerinden ayrıldığını,
hemen ertesi gün de sözde iş koşullarında köklü değişiklik yapıldığı gerekçesiyle iş akdini feshetmiş gibi ihtarname çektiğini, iş akdi haklı nedenle feshedilen davacının sonradan sözde haklı nedenle iş akdini feshetmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından 04/01/2007 tarihinden feshedildiği, ancak feshin haklı sebebe dayanmadığı ve davacının kıdem tazminatı alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında yargılama ve icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takiplerinde, borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkânlarından biri 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67'nci maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8'inci ve 28'inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez.
Somut olayda; davacı tarafından talep edilmediği halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi 1086 sayılı HUMK.'nun 74 (6100 sayılı HMK. nun 26.) maddesinde belirtilen taleple bağlılık ilkesine aykırı olup isabetsiz olduğu gibi davacı tarafından dava dilekçesinde kıdem tazminatı alacağına iş sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi talep edilmiş,
mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosya kapsamından kıdem tazminatı faiz hesabı için uygulanacak en yüksek mevduat faiz oranlarının tespit edilemediği gerekçesiyle davacının icra takibinde yıllık %23 faiz talep etmesi nedeniyle bu faiz oranı üzerinden icra tarihine kadar işlemiş faiz alacağının hesaplandığı belirtilmiş ise de mahkemece davacının iş sözleşmesini feshi tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiz oranlarının tespiti ile sonucuna göre hesaplattırılıp bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2509, K. 2013/5664, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama