KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2550 E., 2013/5557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2013
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre
davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 28.10.2010 tarihinde ücretinin yatırıldığı banka hesabına "kıdem, ihbar ve ücret" açıklaması ile bir miktar ödeme yapıldığını ve bir daha işe gelmemesi söylenerek iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının eksiksiz ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İmzalı ücret bordrolarında genel tatil-ulusal bayram ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçinin bu alacağının ödenmediği yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, işverenin ödemenin yapıldığını yazılı belge ile ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, genel tatil-ulusal bayram ücreti tahakkuklarını da içeren ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması halinde ödemenin yapıldığı kabul edilmelidir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 23/08/2008 tarihli iş sözleşmesinin 9.maddesinde davacının ücretinin asgari ücretin üzerinde belirlendiği ve fazla çalışma ücretlerinin ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmış olmakla yukarıda açıklanan ilke kararı gereğince davacının fazla çalışma ücreti hesabında yıllık 270 saatle sınırlı olarak iş sözleşmesinin geçerli kabul edilmesi,
varsa 270 saatin üzerinde kalan çalışmalarının hesaplanması gerekirken söz konusu iş sözleşmesi hükmü dikkate alınmadan yapılan hesaplamaya itibarla sonuca varılması ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait imzalı ücret bordrolarında genel tatil ücreti tahakkuku bulunan ayların dışlandığı belirtildiği halde yapılan hesaplama tablosunda tahakkuk bulunan aylar dışlanmadığı halde hatalı bilirkişi raporuna itibarla karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2550, K. 2013/5557, 4 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama