KÜNYE
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/26000 E., 2013/21821 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- İşe İade
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 4 yıldır davalı Üniversitede alt işveren şirket nezdinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız ve geçerli nedene dayanmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Üniversite vekili davacının şirket işçisi olarak çalıştığını, husumet itirazıyla birlikte alt işveren şirket tarafından davacının iş akdinin İş Kanunu 25/II -b maddesine göre haklı nedenle feshedilmiş olduğunu savunarak davalı şirket vekili ise yargılama aşamasında feshin haklı ve geçerli nedenle yapıldığından davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, bizzat olay tanıkların ifadelerinden anlaşıldığı üzere olayın tutanakla bağdaşmadığı, davacıdan kaynaklanan ve iş akdinin feshine sebep olabilecek herhangi bir davranışı olduğuna ilişkin iddianın davalı işveren tarafından ispat edilemediği, işçinin davranışının toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak ve işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yaptığının ispat edilemediği ayrıca buna ilişkin olarak da davacıya daha önceden disiplinsizlik ve benzeri sebeplerle yapılmış bir
disiplin soruşturması, sözlü veya yazılı ihtar olmadığı, davalı işverenin yapmış olduğu işlemin ölçülülük, gereklilik, tutarlılık, feshin son çare olma ilkesine aykırı olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmış, davanın kabulüne karar verilerek asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğu anlaşıldığından, husumet itirazının reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatiyle davacının işe iadesine ve tazminatlardan davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarına hükmedilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.( Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı kararı)
Somut olayda, Mahkemenin geçerli asıl işveren alt işveren ilişkisi nedeniyle husumet itirazını reddine dair kararı doğru olmakla birlikte davacının hangi davalıya ait işe iade edildiğinin hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması hatalı olmuştur. Davacının işe iadesi alt işverene yapılmalı ve tazminatlardan her iki işveren birlikte sorumlu tutulmalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/26000, K. 2013/21821, 11 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama