KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/2607 E., 2013/6963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2013
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, ücretlerinin her ay geç ödenmesinin kendisini zora soktuğunu, fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin eksik ödendiğini işverene söylemesi üzerine iş akdinin davalı işveren tarafından 07.04.2011 tarihinde haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi Beyoğlu kasabasında bulunan "Fettahlıoğlu İletişim" isimli işyerinde davalının haberi ve izni olmadan çalıştığını, gerek rapor alarak ve gerekse izin alarak burada faaliyette bulunup davalı işverene ait işyerindeki işini aksattığını, 01.03.2011-07.04.2011 tarihleri arasında sadece üç gün davalı işyerinde çalıştığını, davalının tüm aykırı hususları tespiti üzerine davacının 07.04.2011 tarihinde işyerini terk ettiğini, iş akdinin davacının 08.04.2011 ve 09.04.2011 tarihlerindeki devamsızlıkları ve ayrıca davalının haberi ve izni olmadan bir başka işyerinde faaliyette bulunması nedeni ile feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının şikayet dilekçesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Gaziantep Bölge Müdürlüğüne 12.04.2011 tarihinde ulaştığı, davacının aylık ücretlerinin her ayın 16-26. günleri arasında ödendiği, davacının 26.04.2011 tarihinde işten ayrıldığını gösterir sigortalı işten ayrılış .../..
bildirgesindeki ayrılış kodunun 29 olduğu, davacının mesleki kıdemine göre tazminat haklarını ortadan kaldıracak şekilde devamsızlık yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınarak; iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği ve devamsızlık tutanaklarına itibar edilemeyeceği, ibranamede miktar bulunmaması nedeni ile geçersiz olduğu ve itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafa tanıklarını bildirmek üzere kesin süre verilmediği halde davalı tarafça 13/03/2012 tarihli duruşmada tanıklarının mahkeme koridorunda hazır edilmesine rağmen mahkemece “Her ne kadar davalı tarafa tanık bildirmek üzere kesin süre verilmemiş ise de; delil bildirmek üzere 08/07/2011 günlü oturumda süre verildiği, devam eden oturumda bu yönde herhangi bir talep ve bildirimde bulunulmadığı ve cevap dilekçesinde de tanık deliline dayanılmadığı ve davacı vekilinin muvafakatinin yokluğu dikkate alınarak;
davalı tanıklarının dinlenmesine yer olmadığına karar verildi.” şeklindeki gerekçe ile davalının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiş ise de mahkemece davalı tarafa tanıklarını bildirmek üzere kesin süre verilmediği ve mahkeme koridorunda hazır edilen davalı tanıklarının dinlenmesi ve tüm deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, davalı tarafa tanıklarını ve delillerini bildirmek üzere kesin süre verilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2607, K. 2013/6963, 18 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama